YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5969
KARAR NO : 2020/4916
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
Mahkeme : Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1) Mahkumiyet; Rize Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05.06.2018 tarih – 2018/53 esas ve 2018/294 karar sayılı ilam,
2) Eleştiri dışında İstinaf Başvurularının Esastan Reddi; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’nin 10.04.2019 tarih-2019/524 esas ve 2019/868 karar sayılı ilam
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler sanık … ve sanık … ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık … ile sanık … ve müdafiinin temyiz dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) İstinaf mahkemesi gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık … yönünden “ 30.04.2017 ” sanık … yönünden “ 02.04.2017, 20.04.2017, 24.04.2017, 11.05.2017” yerine sanık ayrımı gözetilmeksin “ 02-20-21-30/04/2017, 21.07.2017, 11.05.2017, 17.07.2017, 30.04.2017, 02.04.2017, 20.04.2017, 24.04.2017” olarak yazılması,
2) Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmaması ve hükümden sonra 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3) 5237 sayılı TCK ‘nın 58/6-7. maddesinin uygulanması sırasında sanık … hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile sanık … ve müdafiinin temyiz istemleri bu nedenlerle yerinde olduğundan CMK’nın 302. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
1) İstinaf mahkemesi hükmündeki gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin sanık … yönünden “ 30.04.2017 ”, sanık … yönünden “02.04.2017, 20.04.2017, 24.04.2017, 11.05.2017 ” olarak yazılması,
2) İlk derece mahkemesi hükmünün TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerinin hüküm fıkralarından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
3) İlk derece mahkemesi hükmünün müsadereye ilişkin kısmında “ … sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” ibaresinden sonra gelmek üzere “ ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenilmesi,
Suretiyle CMK’nın 303. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre, sanık … hakkındaki tahliye talebinin reddine, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Rize Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine, 05/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.