Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/11098 E. 2020/14767 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11098
KARAR NO : 2020/14767
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 ve 5809 sayılı Kanunlara muhalefet
HÜKÜM : 5809 sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraat, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz talebinin münhasıran 5809 sayılı Kanun uyarınca kurulan hükme yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Atılı 5809 sayılı Kanuna muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen katılan … İdaresi’nin hükmü temyize hakkı bulunmadığı dikkate alınarak, katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin münhasıran 5809 sayılı Kanun uyarınca kurulan hükme yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre O yer Cumhuriyet Savcısı’nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III) Sanık müdafiinin temyiz talebinin münhasıran 5607 sayılı Kanun uyarınca kurulan hükme yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Suç tarihleri ve iddianame tarihleri itibarıyla sanığın eylemleri bir suç işleme icrası kapsamında zincirleme suç olarak kabul edilerek TCK’nun 43. maddesinin uygulanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 19.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.