Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/10136 E. 2020/13602 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10136
KARAR NO : 2020/13602
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamı bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-b, 87/3, 29 ve 62. maddeleri gereğince hükmolunan hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerekirken, verilen cezanın, TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi suretiyle TCK’nin 58/6. maddesinde belirtilen tekerrür hükümlerinin uygulanma imkanının ortadan kaldırılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülemeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak ;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Mağdurun yaralanmasına ilişkin, Eğirdir Kemik Eklem Hastalıkları Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesinin 25.12.2015 tarihli raporunda, “alında orta hatta yaklaşık 2×2 cm boyutunda hematomla uyumlu şişlik, burun sırtında yaklaşık 1 cm laserasyon, üst dudak üst kesimde yüzeysel erozyon ve çekilen grafisinde nazal kemikte fraktür olduğunun” belirtildiği, aynı hastanenin KBB uzmanın tarafından verilen 28.12.2015 tarihli raporunda ise “nazal kemikte 1. derece kemik kırığının meydana geldiği ve söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale giderilebilir” nitelikte olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, rapordaki mevcut çelişkinin giderilmesi amacıyla, mağdura ait tüm tedavi belgeleri ve geçici ve kesin raporların en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne gönderilerek, mağdurun yaralanmasına ilişkin duraksamaya yer bırakmayacak ve 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde raporunun aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz ve çelişkili raporlara dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 14.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.