Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6083 E. 2020/4849 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6083
KARAR NO : 2020/4849
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

Mahkeme : Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1.Mahkûmiyet; Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarih, 2019/75 esas ve 2019/438 sayılı kararı
2.İstinaf başvurusunun esastan reddi; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.01.2020 tarih, 2019/2315 esas ve 2020/22 sayılı karar

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm, temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süreleri, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A-Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde:
Sanık … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, 696 sayılı KHK’nın 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;
1-Sanık …’nın dosyaya sunulan tedavi evrakı ve sağlık raporlarına göre; 02.11.2012 tarihli Türk Silahlı Kuvvetleri sağlık raporunda “ileri derecede anti sosyal kişilik bozukluğu” belirtilerek askerlikten muaf olduğu, sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan randevu listesine göre 22.10.2018 tarihinde Ankara Etimesgut Şehit Sait Ertürk Devlet Hastanesinde ve 21.12.2018 tarihinde Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde psikiyatri bölümünde muayene olduğunun anlaşılması karşısında;
Sanığın 22.01.2019 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sırada suçun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini azaltacak veya ortadan kaldıracak derecede akıl zayıflığının etkisi altında olup olmadığı, sanıkta bulunduğu iddia edilen zeka geriliği yönünden ifadesine itibar edilip edilemeyeceği ve 5237 sayılı TCK’nın 32/1-2. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığı bulunup bulunmadığı konusunda, sanığın daha önce tedavi gördüğü kurumlardan teşhis ve tedaviyi gösteren hasta tedavi müşahade kağıdı, epikriz gibi tüm belgelerin celp edilip dosyanın onaylı sureti ve bu
belgelerle birlikte sanığın, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna sevki sureti ile rapor aldırılıp sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, sanık hakkında SBÜ Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi üç Hekim tarafından düzenlenen 08.03.2019 tarihli sağlık kurulu raporu ile yetinilerek eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2-Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olup, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki tahliye talebinin reddine,
B-Sanık … hakkındaki hükmün temyiz incelemesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;
1-Tüm dosya kapsamına göre hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı işlem yapılan tanıkların soyut beyanları dışında aleyhine mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı aşamada, ev aramasında ele geçen ve kullanım sınırındaki net 3,5 gram esrar maddesinin miktarı da göz önüne alındığında ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık … hakkında, TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık …’nin adli sicil kaydında yer alan ve tekerrürüne esas alınan hükümlülüğün “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçuna ilişkin olduğu, 6545 sayılı Kanunla getirilen TCK’nın 191. maddesindeki değişiklikler ile koşullarının oluşması durumunda, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” ve “davanın düşmesi” seçeneklerine de yer verilmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uyarlama işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun gözetilmemesi,
3-Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4-Adli emanetin 2019/1311 sırasında kayıtlı poşet ve kağıt parçalarının TCK’nın 54/1maddesi yerine, uygulama maddesi yanlış gösterilerek TCK’nın 55. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olup, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine, 05.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.