Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/21276 E. 2020/14152 K. 20.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21276
KARAR NO : 2020/14152
KARAR TARİHİ : 20.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, basit yaralama, tehdit, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında …’ye karşı “basit yaralama” ve …’e karşı “mala zarar verme” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduklarından sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanık hakkında mağdur Şevki Esen’e karşı “tehdit” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli 2015/83 Esas -2015/168 Karar sayılı dosyası ile denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle mahkemesine ihbarda bulunulduğu, bu ihbar üzerine Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2013 tarihli, 2010/84 Esas- 2013/86 Karar sayılı dosyasının içine birbirinden bağımsız, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunmayan ve tamamen farklı bir dosya olan Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2012 tarihli, 2010/275 Esas-2012/525 Karar sayılı dosyasının yalnızca gerekçeli kararı getirtilerek açıklanması geri bırakılan hükümlerin 08/10/2015 tarihinde 2015/552 Esas-2015/380 Karar sayısı ile açıklandığı, Dairemizin 18.02.2020 tarihli, 2019/18874 Esas-2020/3230 Karar sayılı ilamı ile tehdit suçuna ilişkin dosyanın istenmesi üzerine söz konusu Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2012 tarihli, 2010/275 Esas – 2012/525 Karar sayılı dosyasından verilen tehdit suçuna ilişkin açıklanması geri bırakılan hükmün aynı Mahkemenin 19.11.2015 tarihli 2015/561 Esas – 2015/418 Karar sayılı dosyası ile gelen ihbar üzerine açıklanarak sanığın temyiz istemi üzerine Yargıtay’a gönderildiği ve UYAP üzerinden yapılan kontrolde dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının arşiv bölümünde 18-2016/86394 tebliğname numarası ile işlem gördüğünün bildirilmesine göre;
Sanık hakkındaki Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2013 tarihli 2010/84 Esas-2013/86 Karar sayılı yaralama dosyası ile arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmayan ayrı esaslar üzerinden görülen ve ayrı karar numaraları ile karara bağlanan birbirinden tamamen bağımsız bu iki dosyanın yapılan ihbar üzerine tek bir esas numarası altında birleştirilerek hükmün açıklanması suretiyle karışıklığa yol açılması nedeniyle ve sanığın mükerrer defa cezalandırılmasının önüne geçilmesi amacıyla sanık hakkında Mahkemenin 28.09.2012 tarihli 2010/275 Esas-2012/525 Karar sayılı dosyası ile ilgili tüm evrakların bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanık hakkında mağdur … ‘ya karşı “kasten yaralama” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında mağdur … ‘ya karşı eylemi nedeniyle Gerede Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2010/60 sayılı soruşturma dosyasının, şüphelilerden birinin yaşı küçük olan … olması nedeniyle tefrik edilerek yaşı küçük şüpheli … hakkındaki dosyanın 2010/301 sayılı esasa kaydedildiği, incelenen dosya kapsamından yaşı küçük … hakkında sanık …’a karşı eylemi nedeniyle hakkında dava açılarak Gerede Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/84 esasına kaydedildiği, sanık … hakkındaki soruşturma dosyasından açılan davanın ise aynı Mahkemenin 2010/83 sayılı esasına kaydedildiği, 2010/84 esas sayılı dosyada sanığın müşteki sıfatı bulunması nedeniyle müşteki olarak 31.01.2012 tarihli 7. celsede şikayet ve delillerinin sorulduğu, 10.04.2012 tarihli, 8. celsede Durmuş’un müşteki sanık olarak yargılandığı 2010/83 Esas – 2012/47 Karar sayılı dosyanın 2010/84 esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği ve dosya arasına celp edildiğinin zapta geçtiği, ancak daha sonraki yargılama safhasında sonraki celselere Durmuş’un sanık sıfatıyla birleştirilen dosyadan usulüne uygun olarak çağrılmadığı, iddianame ve yüklenen suçun anlatılmadığı, 5271 sayılı CMK’nin 193. maddesi hükmüne aykırı olarak, aynı Kanun’un 147 ve 191. maddeleri uyarınca sanığın usulüne uygun sorgusu yapılmadan mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığının anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenemeyen hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.