Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/20275 E. 2020/11994 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20275
KARAR NO : 2020/11994
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması sureti ile mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanıkların denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu …5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2011 tarih, 2011/397 Esas – 2013/217 Karar sayılı ilamının sanıklar … ve … bakımından 5237 sayılı TCK’nin 151/1.maddesinde düzenlenen “mala zarar verme” suçuna, sanık … bakımından aynı mağdura karşı işlenmiş TCK’nin 151/1 ve 86/2 maddelerinde düzenlenen “mala zarar verme ve basit kasten yaralama” suçlarına ilişkin olduğu; sanıkla… ve …’in denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan “mala zarar verme” suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, sanık ……’un bakımından, basit kasten yaralama suçunun o tarihte uzlaşmaya tabi olmayan mala zarar verme suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olmadığı; TCK’nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı ve basit kasten yaralama suçunun da uzlaşmaya tabi olmayan başka bir suç ile birlikte işlenmesi durumunun ortadan kalktığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama konu suçlar bakımından uzlaştırmaişlemi yapılıp yapılmadığının
mahkemesinden sorularak, ayrıca denetim süresinde başkaca kasti suç işleyip işlemedikleri hususu araştırılıp, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Kabule ve uygulamaya göre; 24.09.2020 günü UYAP’tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden, sanık …’un hükümden sonra 17.02.2020 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, bu durumun mahkemesince araştırılarak TCK’nin 64/1. maddesi gereğince, kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesi lüzumu,
3) Oluşa, mahkemenin kabulü ile tüm dosya kapsamına göre, sanıklar ile katılan arasında sebebi belirlenemeyen tartışma sonrası çıkan kavgada, sanıkların birlikte katılanı kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladıkları olayda, sanık …’ın üzerinde taşıdığı tabancasının kabzası ile katılan vurduğuna ilişkin, katılanın aşamalardaki istiktarlı beyanları ile bu beyanı doğrular nitelikteki tanık Ali Dündar’ın beyanına neden itibar edilmediğinin hükümde açıklanmaması ve sanıklar hakkında TCK’nin 86/3-e maddesine göre arttırım yapılıp yapılmayacağı hususu hükümde tartışılmaması,
4) İlk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığının belirlenememesi sebebiyle TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında, TCK’nin 3. maddesi uyarınca orantılılık ilkesi dikkate alınarak (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken, sanıklar hakkında (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik cezalar tayin edilmesi,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme kısmen aykırı BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 28.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.