Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/30725 E. 2020/14443 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/30725
KARAR NO : 2020/14443
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 07.07.2004-08.08.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde … Haller Müdürlüğünde alt işveren … Hizmet Yönetim San. ve Tic. A.Ş. nezdinde veri girme görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davacının alacak taleplerinin dava tarihinden geriye dönük 5 yıl öncesinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Hizmet Yönetim Sanayi Ve Ticaret A.Ş. vekili, davacının sosyal medyada yer alan hakaret içerikli paylaşımları nedeniyle asıl işverenin 16.06.2014 tarihli yazısı ile değiştirilmesinin talep edildiğini, 14.07.2014 tarihli ihtarname ile davacının görev yerinin değiştirildiğini, yine … Satın Alma Dairesi Başkanlığının 10.07.2014 tarihli yazısı doğrultusunda iş akdinin feshedildiğini, feshin haklı ve geçerli nedene dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 07.07.2004-08.08.2014 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde çalıştığı, İstanbul 24. İş Mahkemesinde görülen 2014/355 Esas, 2014/142 Karar sayılı dosyasında işe iade kararı verildiği, kararın Yargıtay tarafından onandığı, işe iade karan sonrası davacının 18/05/2015 tarihinde noter aracılığı ile işverene başvuruda bulunduğu, işverenin başvuruyu 20/05/2015 tarihinde tebellüğ ettiği, davacı işe başlatılmadığından iş akdinin 20/06/2015 tarihinde feshedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşçi feshin geçersizliği isteminde bulunduğu davadan başka, kıdem ve ihbar tazminat istemi ile bir dava da açmış bulunabilir. Bu durumda, feshin geçersizliğine ilişkin dava bekletici mesele yapılmalıdır. Feshin geçersizliğine karar verilmesi ve işçinin işverene başvurması üzerine işe başlatılması veya başlatılmaması halinde, davaya konu fesih ortadan kalktığından, feshe bağlı alacaklar reddedilmeli, feshin geçerli sebebe dayandığı veya geçersiz kabul edilmesine rağmen, işçinin başvurmaması sebebi ile geçerli hale geldiği durumda ise koşulları olduğu takdirde feshe bağlı alacaklar kabul edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı işçi, iş sözleşmesinin 08/08/2014 tarihinde davalılar tarafından feshedildiğini beyanla 20/08/2014 tarihinde feshin geçersizliği talebi ile işe iade davası açmıştır. İşe iade davasının yanı sıra 20/08/2014 tarihinde açtığı işbu dava ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücretini davalı işverenden talep etmiştir. İşe iade davası açılmış olmakla davacı işçi tarafından feshin geçerliliği askıya alınmış olup, işe iade davası sonrasında davalı alt işveren işçiyi süresinde başvuruya rağmen 20/06/2015 tarihi itibariyle işe başlatmadığından feshe bağlı alacaklardan olan kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacaklarının talep edilebilme koşulunun dava tarihinde bu sebeple gerçekleşmediği ve bu alacaklar açısından “erken açılan dava” söz konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu sebeple, mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacaklarını talep etmesinde dava tarihi itibari ile hukuki yarar bulunmadığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde alacakların kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
3-Fazla çalışma ücreti alacağının hesabı noktasında da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, dosyaya sunulan imzasız ücret bordrolarının bir kısmında fazla çalışma tahakkuklarının bulunduğu ve ödemelerin banka yoluyla yapıldığı anlaşılmıştır. Buna göre, Mahkemece ücret bordrolarında ödendiği anlaşılan fazla çalışma tutarlarının hesaplama sırasında mahsup edilmesi gerekirken, ilgili ayların dışlanması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.