YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20115
KARAR NO : 2012/22329
KARAR TARİHİ : 06.12.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından kesilen idari para cezasının zaman aşımına uğraması nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe; 1999 yılı 6. Ayına ilişkin idari para cezasının tahsili için davacı …’ye gönderilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı yasanın 88/16 ve 6183 sayılı yasanın 58. maddeleridir. 5510 sayılı yasanın 88/16. maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. 6183 sayılı yasanın 58/1. .maddesine göre ise, “ Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. Somut olayda iptali istenen dava konusu 19.04.2010 gün ve 10/1040 sayılı ödeme emrinin 27.04.2010 tarihinde yöntemince tebliğ edildiği dosya içerisindeki tebligat parçasından anlaşılmaktadır. Dava ise 16.07.2010 tarihinde açılmıştır. Hal böyle olunca da davanın 6183 sayılı yasanın 58.maddesinde öngörülen 7 günlük süre geçtikten sonra açıldığından reddi gerekirken, esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle davanın süresinde açılmadığından reddi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK Başkanlığı’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.