YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5445
KARAR NO : 2020/5335
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
Mahkeme : Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1)Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12/07/2018 tarihli, 2017/135 esas ve 2018/217 karar sayılı kararı ile
a)Beraat; (Sanık … yönünden)
b)Mahkûmiyet; (Sanıklar …, … ve … yönünden)
2)Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 07/03/2019 tarihli, 2019/121 esas ve 2019/403 karar sayılı kararı ile
a)İstinaf başvurusunun esastan reddi; (Sanık … hakkında)
b)İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi; (Sanıklar… ve … yönünden)
c)İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünün CMK’nın280/2-son cümlesi uyarınca kaldırılması ve beraat; (Sanık… yönünden)
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1)Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanık hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan, ilk derece mahkemesince kurulan “5 yıl hapis ve 4.160 TL adli para cezasına” ilişkin hükme yönelik istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a fıkrası gereği ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz kabiliyeti bulunmadığından, Cumhuriyet savcısının söz konusu hükme yönelik temyiz isteminin CMK’nın 298/1. fıkrası uyarınca REDDİNE,
2)Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafiinin temyiz dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 12/07/2018 tarih, 2017/135 esas ve 2018/217 karar sayısı ile, sanık …’in “atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine”; sanıklar … ve …’un, “TCK’nın 188/3, 52/2-4, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezasına mahkûmiyetlerine” ; sanık …’un ise “TCK’nın 188/3, 192/3, 62, 52/2-4, 53, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 4.160 TL adli para cezasına mahkûmiyetine” karar verildiği, söz konusu hükümleri sanıklar …, … ve … müdafileri ile birlikte istinaf eden ilk derece mahkemesi Cumhuriyet savcısının, gerekçeli istinaf dilekçesinde, “sanık …’in mahkûmiyetine karar verilmesi; diğer sanıkların cezalarında TCK’nın 188/5. ve 43. maddeleri uyarınca arttırım uygulanması gerektiğini” belirterek, tüm sanıkların aleyhine istinaf talebinde bulunduğu; bölge adliye mahkemesince ise, “ilk derece mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sadece sanık … hakkındaki beraat hükmünü aleyhe istinaf ettiği” kabul edilerek yapılan incelemede, sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin istinaf isteminin esastan reddine; sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin istinaf istemlerinin düzeltilerek esastan reddine; sanık … hakkında ise, mahkûmiyet hükmünün CMK’nın 280/2-2.cümlesi uyarınca ortadan kaldırılarak beraatine karar verildiği ve sanık … hakkında verilen kesin nitelikteki hüküm yönünden 07/03/2019 tarihinde kesinleşme şerhi düzenlendiği; bölge adliye mahkemesince verilen hükümlerin, sanık … müdafii ile birlikte temyiz eden bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının 12/03/2019 tarihli temyiz dilekçesinde, “sanıklar … ve …’in eylemlerinin sabit olduğunu; sanık …’un beraatine ilişkin kabule göre, sanık … hakkında TCK’nın 192/3. maddesinin uygulanmaması gerektiğini,” belirterek, sanıklar …, … ve hakkında kesin nitelikte hüküm kurulan sanık …’un aleyhine temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla; sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz istemi, kesin nitelikte olması nedeniyle değerlendirme dışı bırakıldığında dahi, ilk derece mahkemesi Cumhuriyet savcısının “sanıklar …, … ve … hakkında “TCK’nın 188/3-5. ve 43. maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiğine” ilişkin istinaf isteminin, sanıklar … ve … hakkındaki hükümler yönünden değerlendirilmediği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin, niteliği itibariyle sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olup, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 07/03/2019 tarihli, 2019/121 esas ve 2019/403 karar sayılı hükmü hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 307. maddesinin 4. fıkrası uyarınca hakkında aleyhe temyiz bulunmayan sanık …’in, sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine,
12/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.