Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/10357 E. 2020/14480 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10357
KARAR NO : 2020/14480
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’a karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı itibariyle, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan … Koçak’a karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Suça sürüklenen çocuğun eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, ESOGÜ Tıp Fakültesince tanzim olunan 07/05/2012 tarihli ve Adli Tıp Kurumu Eskişehir Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 31/05/2012 tarihli raporlarda, “oksipital bölgede yumuşak doku şişliği, burunda deformite ve hassasiyet, nazal grafide şüpheli fraktür” bulunduğunun belirtilmesi karşısında, bahse konu raporların kemik kırığı hususunda kesin bir kanaat içermemekle hüküm kurmaya elverişli olmadıkları gibi, yüz bölgesi dahilinde bulunan “burunda deformite”ye neden olan yaralanmanın yüzde sabit iz’e neden olup olmadığı konusunda herhangi bir görüş de içermedikleri nazara alınarak, katılanın, tüm tedavi evrakları, (ihtiyaç halinde yeniden çektirilen) film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki ile yapılacak fiziki muayenesini müteakip, bahse konu yaralanmaların niteliğine ilişkin, kesin kanaat içeren, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayacak nitelikte nihai rapor temini ile sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz raporlara istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Katılan hakkında, Adli Tıp Kurumu Eskişehir Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 31/05/2012 tarihli raporlarda, “oksipital bölgede yumuşak doku şişliği, burunda deformite ve hassasiyet, nazal grafide şüpheli fraktür, basit tıbbu müdahali ile giderilemez, hayat fonksiyorlarına etkisi hafif (1) derecedir” şeklinde görüş belirtilmesi, adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1. derece), orta (2 ve 3. derece) ve ağır (4, 5 ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezada, aynı Kanun’un 87/3. maddesi gereği artırım uygulanırken, TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi”ne aykırı olacak şekilde (¼) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.