YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5195
KARAR NO : 2020/18115
KARAR TARİHİ : 10.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmiş ve davalı vekili tarafından duruşma talep edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesine haklı bir sebep olmadan son verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, usul yönünden yapılan bozma ilamına uyularak toplanan deliller doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle davacı tarafından gerekçeli temyiz dilekçesi verilmediği dikkate alınarak, davacı temyizi yönünden gerekçesiz temyiz dilekçesi çerçevesinde kanunun açık hükmüne ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususları ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucuna ve ayrıca davanın mahkeme gerekçesinde belirtilenin aksine belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça dava dilekçesinin içeriğinde belirtilmiş olduğunun ve davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabul edildiği aynı mahiyetteki dava dosyasının Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 24.01.2018 tarih 2017/8633 esas ve 2018/1283 karar sayılı ilamı ile sadece faiz türü yönünden düzeltildiğinin anlaşılmasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında kıdem tazminatına ve ücret alacağına yürütülen faizin türü konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca kıdem tazminatını düzenleyen mülga 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi halen yürürlüktedir. Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği mülga 1475 sayılı Kanun’un 14/11. maddesinde öngörülmüştür. 4857 sayılı Kanunun 34/1. maddesi gereğince gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.
Mahkemece hüküm altına alınan kıdem tazminatına en yüksek mevduat faiz yerine, işletme kredisi faizi; ücret alacaklarına ise talebe göre, en yüksek mevduat faizi geçmemek üzere yasal faiz yerine, yasal faize hükmedilmesi hatalıdır. Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeden karar verilmesi hatalı ise de; yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/8. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın “1”numaralı hüküm fıkrasının,
Kıdem tazminatına ilişkin “a” bendinde yazılı “…mevduata uygulanacak en yüksek işletme kredisi faizi ile…” sözcüklerinin hüküm yerinden çıkartılmasına; yerine, “en yüksek banka mevduat faizi ile ” sözcüğünün yazılmasına;
Genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti ve ücret alacağına ilişkin sırasıyla “b”, “c” ve “d” bendlerinde yazılı “…yasal faizi ile birlikte…” sözcüklerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerlerine; “en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere yasal faizi ile birlikte” sözcüklerinin eklenmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.