Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/1708 E. 2020/4808 K. 05.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1708
KARAR NO : 2020/4808
KARAR TARİHİ : 05.11.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.01.2019 tarih ve 2014/437-2019/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 03.11.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın Mersin Serbest Bölge şubesi tarafından dava dışı Cihanpa-Cihaner İç ve Dış Tic. A.Ş. ve Ege Serbest Bölge şubesi tarafından Cihaner Deri Tarım ve Gıda Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti’ye muhtelif tarih ve tutarlarda kredi kullandırıldığını, kullandırılan krediler için şahsi ve maddi teminatlar alındığını, Cihanpa-Cihaner Grubu hakkında yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiplerde 10.950.000 TL toplam ipotek tutarı tesis edildiğini, taşınmazların tamamının satışından ancak 5.521.043 YTL kadar tahsilat sağlanabildiğini, borçlu ve kefillerine ait taşınmazlar üzerine konan hacizlerin mevcut kamu ve 3.şahıs hacizlerinden dolayı satıştan pay isabet etmediğini, dosyaların aciz vesikasına bağlanması ihtimali nedeniyle alacağın tahsili imkanının bulunmadığını, dava dışı borçlu Cihanpa Cihaner İç ve Dış Tic. A.Ş. ile Cihaner Deri Tarım ve Gıda Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti’nin ortaklarının baba ve kardeş aile üyelerinden oluştuğunu, bu firmaların başka nam ve unvanlarla, aynı kişilerce perde arkasından faaliyetlerine devam ettiğini, firmalar arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu, borçluların nam-ı müstear kullanarak faaliyetlerini kanuna karşı hile yaparak bu firmalar üzerinden devam ettirdiklerini, davalıların hukuk sistemini ve müesseselerini suiniyetli tasarruflarıyla kalkan olarak kullandıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 9.262.867 TL’nın 20.12.2000-14.9.2001 tarihlerinden itibaren tahsiline kadar bankanın kademeli temerrüd faizi oranları üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … vekili, alacağın tahsilinin talep hakkının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, müvekkillerinin davacı banka ile hiçbir kredi ilişkisinin bulunmadığını, huzurdaki davada müvekkillerinin muhatap gösterilmelerinin tek dayanağının dava dışı kredi borçlusu şirketlerin ortakları ile akrabalık bağının olduğunu, sırf akrabalık bağının borçlardan sorumlu olmayı gerektirmediğini, müvekkili gerçek şahısların hiçbir zaman kredi borçlusu şirketlerin yönetim organlarında yer almadığını, bu bakımdan organik bağın da bulunmadığını, sadece akrabalık bağının olmasının borçtan sorumluluk gibi bir yükümlülük altına sokmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Deri Pazarlama San.ve Tic. Ltd. Şti vekili, müvekkili şirketin 2 ortağının da kredi borçlusu şirketlerin davacı bankadan aldıkları kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili bulunduğunu, müteselsil kefil olarak borçlu oldukları kredi borcu ortada iken kendi adlarına tekrar şirket kurup bu şirket adına mal kaçırmalarının mantıklı olmadığını, davacının dava dışı borçluların kredi alıp kullandıktan bir süre sonra yakınlarına şirketler kurduğu, alınan krediden para aktardıklarını iddia ettiğini, oysa müvekkili şirketin kredi kullanılmadan çok önce 23.03.1995 tarihinde kurulduğunu, kredinin ise 4 yıl sonra 1999 yılının Mart ve Eylül aylarında kullandırıldığını, şirketin hiçbir bankadan veya kuruluştan kredi kullanmadığını, kefil olmadığını, adı geçen kişi ve şirketlerden banka transferi, havale almadığını, şirketin 1998 yılında ortaya çıkan deri piyasasındaki büyük krizden bu yana gayri faal olduğunu, hiçbir gayrimenkul mal varlığının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili … in 1984 yılından bu yana Almanya’da yaşadığını, diğer gerçek kişi davalılar ile akrabalık bağı dışında hiçbir ilgisi ve bağının olmadığını, davalı olarak gösterilen şirketlerde ortaklığının bulunmadığını, davacı banka tarafından dava dışı şirketlere kullandırıldığı iddia olunan bahsi geçen krediler ile de hiçbir ilgisinin olmadığını, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar … Deri İmalat Konfeksiyon Turizm Petrol San.ve Tic. Ltd. Şti ile … vekili, müvekkilinin 05.10.1999 tarihinde yasal çerçevede kurulmuş bir şirket olduğunu, kredi borçlusu olduğu belirtilen dava dışı Cihanpa Cihaner İç Dış Tic. Paz. A.Ş.’ye ait İzmir ili Menemen ilçesi Ahırdır mevkii … ada, … parselde bulunan
fabrikasının müvekkili …’e devredilmiş olmasının da, bu anlamda farklı değerlendirilemeyeceğini, muvazaa olduğundan bahsedilemeyeceğini, …’in iddia edildiği üzere …’in oğlu olmadığını, … Deri İmalat Konfeksiyon Turizm Petrol San.ve Tic.Ltd.Şti nin, … tarafından perde arkasından yönetildiğine ilişkin beyanın varsayımdan ibaret olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Deri ve Deri Mamulleri Tic. ve San. Ltd. Şti.’ye usulüne uygun tebligat yapılmış ise de davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, dava dışı asıl kredi borçlusu şirketlerden davalı gerçek kişilere muvazaalı yöntemlerle herhangi bir para aktarıldığı kayıtlardan görülmediği gibi davalı şirketlerden davalı gerçek kişilere yapılan ödemelerin gerek tutarları gerekse kaynağı dikkate alındığında muvazaanın varlığını kanıtlamaya yeterli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp duruşmaya gelen davalı …’e verilmesine, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, alınmadığı anlaşılan 54,40 TL temyiz ilam harcı ile 267,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalılar, Aypet Deri ve Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. Tıba İç ve Dış Tic. Pazarlama Ltd. Şti. …, …, …, …, Nuvel Deri Turizm Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. Ltd. Şti., Aktif Dei ve Petrol Ürünleri İth. İhr., …, …, …, …’den alınmasına, 05.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.