Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/3686 E. 2020/4898 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3686
KARAR NO : 2020/4898
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

Adalet Bakanlığının, 25/03/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, sanığın mahkûmiyetine dair Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli ve 2018/573 esas, 2019/711 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/05/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 09/05/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olarak yapılan soruşturma sonucunda, 03/07/2015 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine, 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz hakkının gösterildiği ve 13/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği,
2- Sanığın erteleme süresi zarfında 12/08/2017 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı,
3- Yapılan yargılama sonucunda Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli ve 2018/573 esas, 2019/711 sayılı kararıyla TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün usulüne uygun olarak tefhim edildiği ancak yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, sanığın cezalandırılmasına konu suçun 09/05/2014 tarihinde işlenmesi ve suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesinde bu eylem için öngörülen cezanın alt sınırının 1 yıl hapis cezası olması karşısında, lehe olan bu düzenlemeden hüküm kurulması yerine, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi uyarınca karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edildiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli ve 2018/573 esas, 2019/711 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
İnceleme konusu olayda yargılama konusu suç 09/05/2014 tarihli ilk suç olup, bu tarihte yürürlükte olan 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, bu nedenle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği, ancak Mahkemece gerekçe kısmında temel cezanın “alt sınırdan” belirlendiği şeklindeki ibareye yer verildiği halde, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibariyle sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 191/1. maddesi uygulanarak temel cezanın “2 yıl hapis” olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu,
Ceza Genel Kurulunun 25/09/2018 tarihli ve 2015/13-1066 esas, 2018/373 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, söz konusu yasaya aykırılığın düzeltilmesi durumunda sanık hakkında hükmedilebilecek cezanın kısa süreli hapis cezası olacağı göz önünde bulundurulduğunda, bu durumda sanık hakkında TCK’nın 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırım uygulanma ihtimali gündeme geleceğinden, Mahkemece kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğine ilişkin değerlendirme yönünden davanın esası çözülmemiş olup CMK’nın 309/4-b maddesi kapsamında kanun yararına bozma nedenine göre hükmedilecek cezanın miktarı itibarıyla kişiselleştirme nedenlerinin uygulanması ihtimaline binaen gereğinin mahkemece yapılması gerektiği gözetilerek, kanun yararına bozma talebi kabul edilmiştir.
D) Karar:
Açıklanan nedenlere göre; sanığın TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2019 tarihli ve 2018/573 esas, 2019/711 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi kapsamında gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 05.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.