YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2266
KARAR NO : 2020/4468
KARAR TARİHİ : 22.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkili tarafından ödenen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekil, işçinin ücretlerinden davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile yapılan sözleşme kapsamında SGK kayıtlarına göre davalı bünyesinde çalışan işçiye yapılan ödemelerden; son işveren olan davalının kendi dönemine isabet eden miktar üzerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu alacak miktarının bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece, dava konusu alacağın bu niteliğine göre davacı yararına İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle icra inkâr tazminatına hükmedilmemesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün icra inkar tazminatına ilişkin bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünden 4.bendin çıkarılarak yerine “Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine” cümlesinin eklenmek suretiyle kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 22.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.