Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/21850 E. 2020/15131 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/21850
KARAR NO : 2020/15131
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Malen sorumlunun yargılama sırasında alınan beyanında suçta kullanılan ve adına ruhsatlı olan aracının müsaderesini istemediğini belirtip trafik kaydındaki şerhin kaldırılmasını talep ettiği, bu taleplerinin davaya katılmaya yönelik olmasına karşın bu hususta bir karar verilmediği, gerekçeli kararın ise malen sorumlunun yargılama aşamasında bildirdiği ikamet adresi yerine doğrudan mernis adresine tebliğ edilmesi usule aykırı olduğundan 5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu ve hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek malen sorumlunun öğrenme üzerine yasal süresi içerisinde temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek malen sorumlunun ve sanığın temyiz taleplerine yönelik olarak yapılan incelemede,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas ve 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği,
olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 16.03.2015 olduğu,
Halen derdest olan Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/333 Esas sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 20.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 31.03.2015 olduğu,
Dairemizce daha önce incelenerek 01.06.2020 tarihli, 2017/8763 Esas ve 2020/6771 Karar sayılı ilamıyla Red-Bozma ile sonuçlanan ve halen derdest olan Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/425 Esas sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 05.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.01.2015 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eyleminin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak anılan dosyanın incelenip gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve malen sorumlunun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 21.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.