Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/765 E. 2020/14265 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/765
KARAR NO : 2020/14265
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanununa Aykırılık, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama
HÜKÜM : Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan sanıklar … ve … hakkında beraat, 5411 sayılı Yasaya muhalefetten sanıklar …, …, … ve … hakkında hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar …, … ve … müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebi uygun görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nun 299/1. maddesi gereğince reddine karar verilerek;
I) O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar … ve … hakkında “Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz istemi ile sanık … hakkında “5411 sayılı Yasaya muhalefet” suçundan kurulan hükme yönelik anılan sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II) Sanıklardan elde edilen menkullerin iadesine ilişkin kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre müsaderesi talep edilen menkullerin TCK’nun 55. maddesindeki kazanç müsaderesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle iadesine ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan iade kararının ONANMASINA,
III) Sanıklar …, … ve … hakkında “5411 sayılı Yasaya muhalefet” suçundan kurulan hükümlere yönelik anılan sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 29.01.2014 tarihli ve 2013/15392, 2014/1052 E.K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği gibi “hesap kartonetlerinde bulunan 2 mudiye ait gerçek imzaların yok edilerek, onun yerine atılan sahte imzaların banka sistemine tanıtılması ve söz konusu sahte imzalarla uyumlu şekilde gerçekleştirilen eylemler” nitelikli zimmet kapsamında ise de;
Tediye fişine mudi yerine sahte imza atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemlerde, sahteciliğin aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının mahkemece saptanması gerektiği Dairemizin istikrar kazanan uygulamaları ile kabul edilmiş olup, heyetimizce yapılan incelemede, … ve … gibi banka mudileri adına atılan sırasıyla 06.10.2009 tarihli ve 84.000 TL bedelli tediye fişi altındaki imza ile 15.09.2009 tarihli 39.450 Euro bedelli tediye fişi üzerindeki imzanın ilk bakışta sahteliği anlaşılıp iğfal kabiliyetinin olmadığı görülmekle, sanıkların basit zimmet suçu kapsamında kalan başka eylemlerinin de bulunduğunun ve yine banka mudilerinden … … adına atılan taklit imzaların iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığına yönelik yapılan grafolojik incelemenin anılan mudinin imza kartonetlerinde bulunan imzaları göz önüne alınarak yapılmadığının anlaşılması karşısında, 19.055.549,18 TL tutarındaki zimmete konu işlemler yönünden tüm mudilere ait imza kartonetlerinin dosya arasına alınıp, bu imzalarla mudiler adına sahte atılan ödeme fişlerindeki imzaların karşılaştırılması, aldatıcılık kabiliyetinin bulunup bulunmadığının bizzat mahkemece tespiti ile denetime imkan verecek şekilde tutanağa geçirilmesi, gerektiğinde bir uzmandan alınmasından sonra her bir işlemin ayrı ayrı nitelikli ve basit zimmet olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken mahkemece denetlenmeyen, oluşa uymayan ve tamamen soyut bilgilerden oluşan 24.04.2015 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle sahte imzalı işlemlerin tamamı nitelikli zimmet olarak kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1.Mahkemece zimmete geçirilen miktar 19.055.549,18 TL kabul edildiği halde, hükme esas alınan 11.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesap hatası denetlenmeksizin banka zararının 19.055.009,06 TL olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2. Banka mudisi … … adına düzenlenen sahte imzalı ve iğfal kabiliyeti bulunan 10.06.2009 tarihli tediye fişine konu nitelikli zimmet miktarının toplamda 311.380,00 TL olduğu gözetilmeden, banka kayıtlarına göre para çekme dekontları bulunmayan 299.960,76 TL’nin ve yine tediye fişi bulunamadığı için basit zimmet kapsamında değerlendirilmesi gereken diğer banka mudisi …’ya yönelik 26.06.2006 tarihli ve 40.000,00 TL’nin nitelikli zimmet miktarına dahil edilmesi suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
3. Katılan banka lehine tek bir vekalet ücreti takdir edilerek sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerekirken her bir sanık aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.