Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/14370 E. 2011/20044 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14370
KARAR NO : 2011/20044
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.500 TL alacak ve 4.500 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla davalıdan tahsili, karşı davada 2000 TL ücret alacağı ve 15.000 TL manevi tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın alacak talebi yönünden kısmen kabulü, manevi tazminat talebi ve karşı davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
HUMK 438. maddesi uyarınca duruşma istemi miktar itibariyle reddedildi.Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde; taraflar arasındaki diş tedevi ve protez yapımına ilişkin sözlü anlaşma uayrınca davalıya 4.500 TL ödediğini ancak davalının yapmış olduğu dişlerden hiç memnun kalmadığını, tedavi sonrası ağzını açamadığını, birşey yerken ağzından üzerine döküldüğünü, davalının yaptığı dişlerin hatalı olduğunu belirterek ödemiş olduğu 4.500 TL’nin iadesi ile 4.500 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının iyiniyet kurallarına aykırı davranarak müvekkili hakkında asılsız isnatlarla yasal mercilere şikayet dilekçeleri vermek suretiyle maddi ve manevi zarara uğrattığı, diş hekimleri odasınca müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığına karar verildiğini belirterek, davanın reddi ile karşı dava olarak kararlaştırılan 4.500 TL ücretin 2.000 TL’sinin ödenmediğini, ayrıca davacının şikayetleri nedeniyle müvekkilinin manevi zarar gördüğünü ileri sürerek; 2000 TL ücret alacağı ve 15.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.Mahkemece, davalının yapmış olduğu protezlerin ve tedavinin dosyada mevcut 29.05.2008 rapor içeriğine göre; ” davacının kullanmayacağı derecede kusurlu olduğu” gerekçe göstererek, davacının davalıya ödediği ispatlanan 2.500 TL yönünden davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise Reddine karar verilmiştir.Hükmü davacı ve davalı vekili temyiz etmektedir.Davacı ve davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazları bozma sebebine göre şimdilik incelenmemiştir. Her iki tarafın iş bedeline ilişkin her temyiz itirazlarına gelince;Taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının diş tedavi ve protezlerinin yapımı öngörülmüştür. Burada sözleşme yapılmasının nedeni belli bir sonucun (eserin) ortaya çıkmasıdır. Eser, yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren, bir emek sarfı ile gerçekleştirilen sonuçtur. O halde taraflar arasındaki ilişki BK.nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşme ilişkisidir.Yüklenicinin eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmesi davalı yüklenicinin hem sadakat hem de özen borcunu kapsar. Bu kural gereğince, yüklenici iş sahibinin yararına olan şeyleri yapmak ve zararına olan şeylerden kaçınmak zorundadır. İş sahibi ortaya çıkacak eserde belli niteliklerin bulunmasını arzu eder. Meydana getirilen eserin iş sahibinin beklentisini karşılamaması halinde sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini karşılar özelliği taşıması gerekir. Aksi halde eserin ayıplı olduğu kabul edilir. Yüklenici meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksikliklerden ayıba karşı tekeffül borcu gereğince sorumludur.Yüklenici hangi yöntemi kullanırsa kullansın işin ayıpsız olarak ortaya çıkması gerekir. Davalının eser sözleşmesinin gereği olarak bu işi davacının beklentilerine cevap verecek şekilde fen ve sanat kurallarına uygun yapmak zorundadır.Somut olayda; mahkemece, davacı tarafından davadan önce kendi müracaatı ile temin edilen 29.05.2008 tarihli rapor mahkemece hükme esas alınmış ve “davalının yaptığı tedavi ve protezden sonra başka bir yerde tekrar muayeneye gönderilmesi ve ağız durumu ile ilgili rapor alınmasında aradan geçen süre ve 29.05.2008 tarihli rapor içeriği nazara alınarak davaya bir katkısı olmayacağı” belirtilmiştir.Ancak, davacının davalı hakkındaki müracaatı sonucu, Diş Hekimleri Odasınca disiplin soruşturması sonunda davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığına karar verilmiştir.Bu durum karşısında mahkemece, eserin ayıplı olup olmadığı noktasında üniversiteden seçilecek bir heyetten rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile yargılama aşamasında geçen süre nedeniyle alınacak raporun sonuca katkısı olmayacağı belirterek, yetersiz rapora dayanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.