Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/12433 E. 2020/5344 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12433
KARAR NO : 2020/5344
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

Mahkeme : Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1) Mahkûmiyet ve araç müsaderesi; Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30.11.2018 tarih, 2017/258 esas ve 2018/485 karar sayılı ilamı
2) İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünün kaldırılması ve yeniden kurulan mahkûmiyet ve araç müsaderesi; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.05.2019 tarih, 2019/1253 esas ve
2019/888 sayılı kararı

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığın Van M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile gönderdiği 30.05.2019 havale tarihli dilekçesinde “ … adaletinize ve vicdanınıza güven duyduğumdan dolayı bana hükmedilen cezanın kendi hür irademle onaylanmasını ( Yargıtay) yolunun kapanmasını, ilgili dosyanın tarafıma gönderilmesini…” şeklindeki beyanından sonra yazdığı dilekçesinde dosyanın Yargıtay’a gönderilmesini talep ettiği ve sanık müdafiinin de süresinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla; temyiz süresi içinde vazgeçmeden dönmek mümkün olduğundan tebliğnamenin sanık yönündeki düşüncesi benimsenmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30.11.2018 tarih, 2017/258 esas ve 2018/485 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında 18 yıl 9 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık ile müdafii tarafından temyiz edildiği, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi 29.05.2019 tarih- 2019/1253 esas ve 2019/888 karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak sanık hakkında sonuç olarak 15 yıl hapis ve 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; ilk derece mahkemesince verilen karar sadece sanık ve müdafii tarafından istinaf edildiğinden, CMK 283. maddesine göre aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından sanığın adli para cezası yönünden kazanılmış hakkı gözetilmeyerek “ 2.500 TL adli para cezasına” hükmolunması,
2) TCK’nın 53. maddesi maddesinin uygulanması açısından, 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3) Sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca 4 taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan tamamının defaten tahsil edileceğinin ihtarına karar verildikten sonra, kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına” yer verilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu nedenlerle yerinde olduğundan CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
1) Daha önce verilen hüküm yalnızca sanık ve müdafi tarafından temyiz edildiğinden CMK 283. maddesi gereğince kazanılmış hak gereği sanığın “2.500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,” ibaresinin hüküm fıkrasında çıkarılarak yerine, ”Daha önce verilen hüküm yalnızca sanık ve müdafii tarafından temyiz edildiğinden CMK 283. maddesi gereğince kazanılmış hakkı gereği sanığın para cezası yönünden 160,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,” ibaresinin eklenmesi,
2)TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısım hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibaresinin yazılması,
3) Hüküm fıkralarında, ‘adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında “… defaten tahsil edileceğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle CMK’nın 303. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK TEMYİZ BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B) Araç müsaderesine ilişkin kararın incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak malen sorumlu Sibel’in temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddin, ancak;
Dosya kapsamına göre; araç kayıt malikinin, elkonulan aracın suçta kullanılacağına dair bilgisi olduğunun tespit edilmemesi karşısında, olayda iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunun kabulüyle aracın ruhsat malikine iadesi yerine, müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, malen sorumlunun temyiz istemleri bu nedenlerle yerinde olduğundan CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Hüküm kısmındaki B- (11) bendindeki “fiilen sanığın kullanımında olan ve suça tahsis edilen 34 NS 7033 plakalı aracın TCK’nın 54/1 maddesi gereğince müsaderesine” ilişkin kısmın çıkartılarak yerine “elkonulan aracın suçta kullanılacağına dair bilgisi olduğunun tespit edilmemesi karşısında, olayda iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunun kabulüyle aracın ruhsat malikine iadesine” ibaresinin yazılması,
Suretiyle CMK’nın 303. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK TEMYİZ BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne; kararın bir örneğinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine,
12/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.