YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1750
KARAR NO : 2020/16634
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesine göre Bakanlığın kadına karşı işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunduğundan, Bakanlık vekili tarafından sunulan dilekçede, açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 2019/6 Esas sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile 5271 sayılı CMK.nın 237/2. maddesi gözetilerek Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın davaya katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan incelemede;
TCK.nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun soruşturmaya başlanmadan önce şahsına zararı dokunmaksızın güvenli bir yerde serbest bırakılması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2019 tarih, 2019/481 Esas, 2019/652 Karar sayılı ilamına göre kolluk makamlarına yapılan ihbar ile soruşturma evresinin başladığı, somut olayda mağdurenin annesinin 01.01.2013 tarihi saat 14.58 de ihbarda bulunduğu, soruşturma evresinin ihbarın öğrenilmesi ile başladığı, mağdurenin 01.01.2013 tarihi saat 21.40 itibariyle kolluk güçlerine teslim edildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik bozma görüşüne şartları oluşmadığından iştirak edilmemiştir.
1- Sanığın ve müdafiinin aşamalarda mağdurenin yaşına itiraz etmiş olmaları nedeniyle suçun unsurlarına ve niteliklerine etkisi bakımından mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Mağdurenin soruşturma aşamasında rızasıyla kaçtığını beyan etmesi, tanık … … ile haklarında KYOK kararı verilen … … ile … …’in ifadelerinin de mağdurenin ilk ifadesini ve sanık …’ in aşamalarda değişmeyen savunmalarını doğrulaması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mağdureye yönelik eylemleri sırasında cebir, tehdit veya hile kullandığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek, hakkında TCK.nın 109/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca uygulama yapılması,
3- 02.07.2013 tarihli kararda cinsel istismar suçu ile ilgili suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, isnat edilen suç ile ilgili sanık hakkında soruşturma başlatılıp başlatılmadığı, soruşturma başlatılarak dava açılmışsa davaların birleştirilerek toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
22.01.2013 tarihli iddianamede sanık hakkında sevk maddesi olarak 5237 sayılı TCK.nın 109/1, 3-f, 5, 110/1. madde ve fıkraları gösterildiği halde ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında TCK.nın 109/2. fıkrasına göre mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle CMK.nın 226. maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.