YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4600
KARAR NO : 2020/5497
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : 1- Uyuşturucu madde kullanma
2- Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- … yönünden; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
2- …, …, …, …., …, …, … ve … (28.05.2012 tarihli eylemi) yönünden; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet
3- … yönünden beraat (10.04.2012 tarihli eylemi)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1- Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan; tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik kanun yolu talebinin incelenmesinde:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/03/2012 tarihli ve 2011/785 esas ve 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tebdiri uygulanmasına” ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
2- Sanık … hakkında 28.05.2012 tarihli eylemi dolayısıyla uyuşturucu madde suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde:
Sanığın 17/10/2012 tarihinde verilen hükme yönelik temyiz isteminin, CMUK’nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 19/02/2013 tarihinde yaptığı temyiz talebinin, 1412 sayılı CMUK’nın yerine karar tarihi itibariyle yürürlükte olmayan 5271 sayılı CMK’nın 296/1. maddesi gereğince reddine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasındaki “CMK 296. Maddesi gereğince REDDİNE” ibaresinin çıkartılarak yerine “1412 sayılı CMUK’nın 315. maddesi gereğince reddine” ibaresi eklenmek suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında 10.04.2012 tarihli eylemi dolayısıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
4- Sanıklar; Kahraman, …, …., …., … ve …. hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar …, …, … ile sanıklar …, … ve … müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
5- Sanık … hakkında 10.07.2012 tarihli eylemi dolayısıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- Suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinden sonra, aleyhinde soyut iletişimin tespitine dair tutanakların dışında yeterli delil bulunmadığı aşamada paraya ihtiyacı olduğu için suça konu maddeyi kargoya vererek sanık …’ye gönderdiğini ikrar ederek kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında, TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
14/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.