Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6000 E. 2020/5054 K. 07.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6000
KARAR NO : 2020/5054
KARAR TARİHİ : 07.10.2020

Mahkeme : Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1- a) Sanıklar; …, …., …. ve …. hakkında; Mahkûmiyet; Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 19/02/2019 tarihli 2018/452 esas ve 2019/47 sayılı kararı
b-) Sanık … hakkında Beraat; Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 19/02/2019 tarihli 2018/452 esas ve 2019/47 sayılı kararı
2- a) Sanıklar; …. …., …., …. ve …. hakkında İstinaf başvurusunun esastan reddi; Samsun BölgeAdliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.10.2019 tarihli 2019/1867 esas ve 2019/1944 sayılı kararı
b-) Sanık … hakkında Beraat; İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 23.10.2019 tarihli 2019/1867 esas ve 2019/1944 sayılı kararı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanıklar müdafileri ve Bölge Adliye Mahkemesi savcısı tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi,
kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-) Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak hükümden sonra, 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık … müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği, mahkûmiyete yeterli delilin bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık … müdafinin temyiz dilekçesinde belirttiği; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, mahkûmiyete yeterli delilin bulunmadığına ilişkin temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz isteğinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler dikkate alınarak, CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1-) Zincirleme suça ilişkin TCK’nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 28.03.2018 tarihli tanık …’a uyuşturucu madde satma suçu sabit ise de; 26.03.2018 tarihinde diğer sanık …’a, 30.03.2018 tarihinde …’a, uyuşturucu madde sattığına dair; yine 01.05.2018 tarihinde suça konu maddelerle yakalanan diğer sanık …’da ele geçen maddeleri ticaret kastı ile temin etmek istediğine ilişkin soyut iletişimin tespiti tutanakları dışında mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, eylemlerin tümü sabit görülerek sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-) Hükümden sonra TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
3-) Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler dikkate alınarak, CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
İletişimin tespitine ilişkin çözüm tutanakları, sanığın mahkeme huzurunda alınan savunmasında olay tarihinde dosyada tanık olarak dinlenen …’in yanına gelerek uyuşturucu almak istediğini söylediğini kendisinin de diğer sanık …’i arayarak telefonu …’e verdiğini beyan ettiği yine dosyada tanık olarak dinlenen …’in olay günü uyuşturucu almak için sanık …’nın, …’i aradığını beyan etmesi ve …’in sanıklar … ve … ile buluşup onlardan madde alması karşısında; sanığın, uyuşturucu madde satın almak isteyen, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen …’i sanık …’e yönlendirme şeklinde gerçekleşen fiilinin TCK’nın 39. maddesi uyarınca sanıklar … ve …’in suçuna yardım etme niteliğinde olduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
4-) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
1-) CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince “İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303. maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup, bu kapsama girmeyen şekilde bölge adliye mahkemesince beraat karar verilebilmesi için, CMK’nın 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra eylemin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Kabule göre de
01.05.2018 tarihli olay tutanağı içeriği, iletişim tespit tutanakları, yine sanığın savcılık huzurunda alınan savunmasında olay tarihinde temyize gelemeyen sanık …’un petrol istasyonunda kendisine bir paket verdiğini paketin dışından uyuşturucu madde olduğunun anlaşıldığını …’in bu maddeleri diğer sanık …’a getirdiğini tüm bu hususları bilerek uyuşturucuların sarılı olduğu paketleri çantasına koyduğunu beyan etmesi karşısında; sanığın temyize gelmeyen diğer sanık … ile birlikte iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olduğu halde, mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-b maddesi uyarınca takdiren dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 07.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.