Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2656 E. 2020/5024 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2656
KARAR NO : 2020/5024
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.10.2017 tarih ve 2015/685 E. – 2017/815 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.10.2018 tarih ve 2018/22 E. – 2018/1600 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 10.11.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki aluminium billet satış sözleşmesinden kaynaklanan 123.812,84 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde, davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının İstanbul 24. İcra Müdürlüğü’nün 2014/33153 esas sayılı dosyasında başlattığı takipte yetki itirazında bulunmaları nedeniyle dosyanın gönderildiği Antalya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2015/2097 esasına kaydolunduğunu, bu dosya haricinde davacı yanın Antalya 4. İcra Müdürlüğünün 2015/6317 esas sayılı dosyası ile de icra takibi başlattığını, takipler arasında derdestlik bulunduğunu, davalı şirket merkezi ve ifa yeri itibariyle Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü’nün ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, borcun olmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamı ve benimsenen makine mühendisi …’nin raporuna göre CME’nin vadeli satışta alıcı-davalının kapanış talimat tarihine göre belirleneceği, davalı kayıtlarının buna göre oluşturulduğu, davacının davalıdan alacağının olmadığı gerekçesiyle davanın ve davacının takiple kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, sözleşme, taraflar arasındaki mail yazışmaları ve alınan bilirkişi raporlarına göre, LME piyasasında davalı borçlunun kapanış talimatını verdiği tarih itibariyle USD döviz kuru nazara alındığında davalının davacıya satıştan kaynaklanan borçlarını ödemiş olduğu, davalının talimat verdiği tarih itibariyle LME piyasasına göre düzenlemiş olduğu faturalardan kur farkı 52.537,00 TL’nin de davalı tarafından 31.12.2014 tarihinde kur farkı faturası kesilerek kapatıldığı, bu faturanın da davacı defterlerinde mevcut olduğu, buna göre davacının davalıdan ticari satım nedeniyle herhangi bir alacağının olmadığı, bu hususun bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353-b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdiren 2.540,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 12.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.