Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/21308 E. 2012/27227 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21308
KARAR NO : 2012/27227
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

… vekili Avukat … ile … vekili Avukat … aralarındaki dava hakkında ….Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.10.2011 tarih ve 273-468 sayılı hükmün Dairenin 17.4.2012 tarih ve 1458-10397 sayılı ilamıyla düzelterek onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR
Davacı, … 4. İcra Müdürlüğü’ nün 2008/21009 Esas sayılı dosyasında davalının avukatı olduğunu, dosyadan haklı olarak istifa ettiğini, ücret sözleşmesi gereğince davalıdan toplam 33.015.00.TL alacaklı olduğunu, bu miktarın tahsili amacıyla davalıya karşı takip başlattığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının vaki itirazının iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmeye göre belirlenen 18.005.00.TL vekalet ücreti ve davacı tarafın dilekçesinde belirttiği ilave 450.00.TL masraf olmak üzere toplam 18.455.00.TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının inkar tazminatına ilişkin isteminin reddine, davalının da kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair verilen karar Dairemizce icra inkar tazminatı yönünden düzeltilerek onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki 2. ve 3.bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir.
2-Davacı, davalının vekili olarak takip ettiği icra dosyasından haklı nedenle istifa ettiğini ileri sürerek, davalı ile aralarında imzaladıkları 24.12.2008 tarihli ücret sözleşmesi ile kararlaştırdıkları vekalet ücreti ile icra takibi nedeniyle karşı yandan tahsil edeceği yasal vekalet ücretinin tahsili için yaptığı icra takibine yapılan vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece, davacının haklı nedenle istifa ettiği kabul edilmiştir. Bu yöne ilişkin davalının temyiz itirazları temyiz incelemesi sırasında reddedildiğinden bu husus kesinleşmiştir. Her ne kadar Mahkemece, davacının icra dosyasından dolayı karşı yan avukatlık ücretini talep edemeyeceği kabul edilmişse de, davacının icra dosyasının takibi sırasında haklı nedenle istifa etmesi nedeniyle
karşı yan vekalet ücretinin istenmesi için tahsil edilme şartı aranmayacağı gözönünde bulundurularak hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen miktarda karşı yan vekalet ücreti yönünden de itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra – inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra – inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken, zuhulen düzeltilerek onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin düzelterek onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair karar düzeltme taleplerinin reddine 2. ve 3.bente açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 17.04.2012 tarih ve 2012/1458 Esas 2012/10397 Karar sayılı düzelterek onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, 43,90 TL peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.