YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12841
KARAR NO : 2012/2891
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının 19.05.1993 tarihinde imzaladıkları protokol doğrultusunda köy tüzel kişiliğine ait olan alanda köy ve köyde yaşayanların kullanımı için bina ve çevre düzenlemesini malzeme ve işçiliği kendisine ait olmak üzere yaptırdığını ve köy tüzel kişiliğine hibe ettiğini ancak davalının yaptığı bina ve çevre düzenlemesinin fenni proje olmadan imara aykırı olarak yapılmasından dolayı Kestel Belediye Encümeni’ nin 14.03.2007 tarihli kararı ile yıkılmasına karar verilmesi üzerine yapılan bina ve müştemilatını yıktırmak zorunda kaldıklarını ve bunun için ödedikleri 9.558.00.TL hafriyat bedeli ve işlemiş faizi ile birlikte toplam 9.593.84.TL’ nın tahsili için icra takibi yaptıklarını ancak davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesi istemiştir.
Davalı, yapıları davacı köy tüzel kişiliğinin yaptırdığını, kendisinin hayırsever olarak malzeme ve işçilik ile parasını karşıladığını, sorumluluğun davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Her ne kadar Mahkemece, imza edilen sözleşmeye göre yapılacak işler yönünden ne gerekiyor ise davalı tarafından yapılacağı ve sonrasında köye hibe edileceğinin belirtilmesi nedeniyle yapılan imar ve inşaa faaliyetlerinin mevzuatauygun olarak yapılmamasının sorumluluğunun da davalıya ait olması gerektiği gerekçesi ile yıkım bedelinden davalı sorumlu tutulmuş ise de; taraflar arasında imzalanan 16.05.1993 tarihli “anlaşma protokolümüzdür” başlıklı belgeye göre Babasultan Köyünde, köy muhtarlığının önünü ve çevre düzenlemesi ile asırlar boyu dedeler gününde ocak başları ve çevre duvarları icap eden yerlere gerekli mermer yazılar yazılıp konnulması ve ne gerekiyorsa genel inşaat üretimi, su tesisatları, kubbeli çeşmeler, Babasultan Dergahı yapımı için köy muhtarı ve idari heyetinin hayır sever iş adamı olarak davalıya müracaat etmeleri üzerine köy muhtarlığının önünün ve genel her türlü çevre düzenlemesi için tüm malzeme ve işçiliği davalıya ait olmak üzere yapıp köylüye hibe olarak bırakılacağı hususunda anlaştıkları ve bu anlaşmaya göre davacının gösterdiği yerlere ve istenilen özelliklerde davalının hayır amacıyla bina ve çevre düzenlemesini yaptığı ve köy tüzel kişiliğine hibe ettiği dosya kapsamı ile sabittir. Buna göre, davacının gösterdiği ve yapılmasını istediği yerlere hayır amacıyla davalının yapı yapmasından dolayı davacının yapı yapılmaması gereken bir yere yapı yaptırmasından dolayı dava dışı Belediye Encümeni tarafından alınan yıkım kararı üzerine yaptığı masrafları davalıdan talep etmesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’ nun 2. maddesine göre hakkın kötüye kullanılmasıdır. Bu durumu da kanun himaye edemez. O halde, yapılan yıkım nedeniyle yapılan masraftan sorumluluğun davacıya ait olması gerektiği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.