Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/33485 E. 2020/17765 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/33485
KARAR NO : 2020/17765
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde oto kiralama danışmanı olarak çalıştığını, işe başlama tarihi 23/07/2007 tarihi olmasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimin 07/04/2008 tarihinde yaptırıldığını, buna göre davacının 23/07/2007 – 07/04/2008 tarihleri arasında sigortasız olarak çalışmak zorunda kaldığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından askerlik sebebiyle feshedildiğini beyan ederek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 07/04/2008 tarihinde işe başladığını, iş sözleşmesinin askerlik sebebiyle feshedilmesi üzerine davacının hak kazandığı kıdem tazminatının banka yolu ile eksiksiz olarak ödendiğini, davacının fazla çalışma yapmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz :
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davalı tanıklarının anlatımına göre davacının haftada 5 saat fazla çalışma yaptığı sonucuna varılmıştır. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları davacı ile aynı işyerinde hiç çalışmadığından davacının çalışma düzenini bilmeleri mümkün değildir. Bu bakımdan davalı tanıklarının anlatımına göre sonuca gidilmesi yerindedir. Ancak, davalı tanıkları davacının hafta içi beş gün 08.30-18.00 saatleri arasında, cumartesi günleri ise 08.30-14.30 saatleri arasında çalıştığını, 1 saat yemek molası ile birlikte 15 dakikalık iki çay molası olmak üzere 1,5 saat ara dinlenme süresi kullandığını beyan etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı tanıklarının anlatımına göre davacının hafta içi 08.30-18.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi kullanarak, cumartesi günleri 08.30-14.30 saatleri arasında 1 saat ara dinlenmesi kullanarak haftada 5 saat fazla çalışma yaptığı sonucuna varılmış ise de, yapılan hesaplamanın hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tanıklarının anlatımlarına göre, davacının hafta içi (9,5-1,5=) 8 saat, cumartesi günü ise (6-1=) 5 saat çalıştığı buna göre haftalık çalışma süresinin (8×5+5=) 45 saat olduğu sabittir. Davacının bu çalışma düzenine göre fazla çalışma yapmadığı açık olup, fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Temyiz edilen kararın açıklanan sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.