Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2020/3291 E. 2020/6027 K. 08.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3291
KARAR NO : 2020/6027
KARAR TARİHİ : 08.10.2020

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06/01/2013 gününde verilen dilekçe ile İcra ve İflas Kanununun 121. maddesine dayalı ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/02/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’ten olan alacağının tahsili için aleyhinde başlatılan icra takibinde davalının iştirak halindeki maliklerinden biri olduğu … İli, … İlçesi; … İli, … ve … ilçeleri ile … İli, … ve … ilçelerinde bulunan toplam 16 adet taşınmazdaki payları üzerine haciz konulduğunu, borcun halen ödenmediğini belirterek davaya konu 16 adet taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, … ilinde bulunan iki adet taşınmaz yönünden derdestlik itirazında bulunmuş; ayrıca borca yetecek miktarda taşınmazın satışına karar verilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, her bir il ve ilçedeki taşınmazlar yönünden 2013/1746 Esas sayılı dosya üzerinden tefrik kararı verilerek mahkemenin ayrı bir esas numarasına kaydedilmek suretiyle yargılamaya devam edilmiş ve 2015/146 Esas sayılı dosyada dava konusu olan … ili, … ilçesinde kain 5 adet taşınmaz hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 150 ada 3 parsel sayılı taşınmazda ölü Hikmet Dugles’ten mirasçılarına intikal eden paydaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine; dava konusu 146 ada 6 ve 8 parsel, 143 ada 4 parsel ve 150 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ait tapu kayıtlarındaki intikaller nedeniyle bu taşınmazlar hakkındaki davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
Borçlu ortağın alacaklısı, icra hakimliğinden İ.İ.K.nun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun elbirliği ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir; paylı mülkiyette ise borçlu payının satışı mümkün olduğundan, ortaklığın giderilmesi davası açılamaz.
6100 sayılı HMK’nın 12. maddesine göre taşınmazın aynından doğan davalar, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde ikame olunur. Kanunun bu hükmü, paylaşma davalarında aynen uygulanır. Kanunun ifadesinden anlaşıldığı üzere bu mahal, taşınmaz malın fiilen bulunduğu yer mahkemesidir. Maddenin birinci fıkrasında, taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin veya ayni hak sahipliğine yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir, denilmiştir.
Maddenin son fıkrasına göre de dava, birden ziyade taşınmaz mala ilişkin ise taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde ikame olunabilir. Kanun bu hüküm ile davacıyı serbest bırakmıştır.
Kanunun bu maddesi, kamu düzeniyle ilgili olup bu niteliği itibariyle yetki kuralının, mahkemece re’sen ve yargılamanın her aşamasında nazara alınması gerekir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacı/alacaklı vekili tarafından … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 1118 ada 39 No’lu parselde kain 8 No’lu bağımsız bölüm ile … Mahallesi, 7299 ada 12 No’lu parselde kain 8 No’lu bağımsız bölüm; … ili, … ilçesi, … Mahallesinde kain 146 ada 6 ve 8 parsel, 143 ada 4 parsel, 150 ada 2 ve 3 parsel ile … ilçesi, … Mahallesinde kain 917 ada 2, 3, 4, 6, 7, 8 ve 13 parsel; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 47 No’lu parselde kain 2 No’lu bağımsız bölüm ile … ilçesi, … Mahallesinde kain 267 ada 74 parsel sayılı taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılmış olup mahkemece, … ilinde bulunan taşınmazlar nedeniyle başka yerde bulunan taşınmazlar için de birlikte dava açılabileceği gözetilmeksizin, her bir il ve ilçedeki taşınmazlar yönünden ayırma kararı verilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmek suretiyle yargılama yapılması doğru görülmemiş ise de, bu husus temyiz sebebi edilmediğinden yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
Öte yandan, 2013/1746 Esas sayılı dosya üzerinden ayırma kararı verilerek mahkemenin 2015/146 Esas sırasına kaydedilen dosyadaki taşınmazların … ili, … ilçesi, … Mahallesinde kain 146 ada 6 ve 8 parsel, 143 ada 4 parsel, 150 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar olduğu, ortaklığının giderilmesi istenen taşınmazların tamamının … ili, … ilçesi sınırları içerisinde bulunduğu gözetilerek, 2015/146 Esas sayılı dava dosyası yönünden HMK’nın 12. (1) maddesi uyarınca yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş; bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, satışına karar verilen … ili, … ilçesi, … Mahallesinde kain 150 ada 3 parsel sayılı taşınmazda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü de paydaş olduğu halde, anılan kuruma husumet yöneltilerek taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, 08.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Başkan