Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/10247 E. 2020/13690 K. 15.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10247
KARAR NO : 2020/13690
KARAR TARİHİ : 15.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdur …’a karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Dosya kapsamı ve sanık ile mağdur …’in hazırlık aşamasında tespit olunan 07/07/2015 tarihli savunma ve beyanlarına göre, sanık …’nin, mağdur …’e vurmak için tekme attığı sırada …’in bunu engellemek maksadıyla araya girmesi neticesinde sol el baş parmağında kırık meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, sanığın üzerine atılı suçu 5237 sayılı TCK’nin 21/2. maddesi kapsamında “olası kast” ile işleyip işlemediği gerekçeli kararda denetime imkan verecek şekilde tartışılıp ulaşılan vicdani kanaat tutanaklara yansıtıldıktan sonra hüküm kurulması gerekirken, sanığın eylemini doğrudan kast ile işlediğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
2) Sanık hakkında “Hakaret” ve “Tehdit” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Hakaret suçu yönünden; sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 125/4 maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. Maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. Maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. Maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) Hakaret suçu yönünden; sanığın, mağdurlar …, Sadettin ve katılan …’ye karşı tek bir eylemle gerçekleştirdiği “Hakaret” suçu yönünden TCK’nin 43. maddesinin tatbiki talep edilmiş ise de … ve Sadettin’in yargılama aşamasında 17/12/2015 ve 23/02/2016 tarihli celselerde sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri, sanığın üzerine atılı suçun soruşturma ve kovuşturmasının şikayet şartına bağlı olması karşısında, sanık hakkında yalnızca katılan …’ye karşı “Hakaret” suçundan hüküm kurulması gerekirken, kurulan hükümde TCK’nin 43. maddesi gereği (¼) oranında artırım uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
c) Her iki suç yönünden; taraflara hazırlık aşamasında uzlaşma teklifinde bulunulmuş ve taraflar uzlaşmak istemediklerini beyan etmişler ise de, uygulama tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesine göre; “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz” hükmü dikkate alındığında, suç tarihinde 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen “Tehdit” suçunun uzlaştırma kapsamında olmadığı, bu suçla birlikte işlenen TCK’nin 125/1. maddesinde düzenlenen “Hakaret” suçununda bu nedenle uzlaştırma kapsamında olmadığı, ancak hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen “Tehdit” suçu uzlaştırma kapsamına alındığı gibi 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesinin 2. cümlesinin 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “aynı mağdura karşı işlenen suçlarla” sınırlandırılması karşısında, sanığın, eşi olan mağdur …’e karşı işlediği “Kasten Yaralama” suçunun, mağdur … ve katılan …’ye karşı “Tehdit” suçlarından uzlaşmaya engel teşkil etmeyeceği, açıklanan nedenlerle soruşturma aşamasında yapılan uzlaştırma teklifinin geçersiz olduğu anlaşılmakla, mağdur … ve katılan … ile sanık arasında, “Hakaret” ve “Tehdit” suçlarından 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılama devamla hüküm kurulması lüzumu,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.