Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/8522 E. 2020/14487 K. 13.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8522
KARAR NO : 2020/14487
KARAR TARİHİ : 13.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, sanık … hakkında erteleme, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık …’un temyiz isteminin incelenmesinde;
07.07.2013 tarihinde Dubai’den Türkiye’ye giriş yapmak üzere Atatürk havalimanına gelen pasaport kontrolünden geçen sanık …’nın gelen yolcu salonunda pasaport giriş işlemlerini tamamlanmasını müteakip yeşil hattı geçtikten sonra çıkış kapısında durdurularak x ray kontrolüne sevk edilmesi üzerine valizinde 280 adet cep telefonunun ele geçirildiği, …’un kendisini karşılamaya geleceğini beyan ettiği olayda, sanık …’nın kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde ”Türkiye’ye gelirken …’i önceden tanıdığım için beni karşılaması amacıyla aramıştım, getirdiğim telefonlar …’e ait değildir.” şeklinde beyanda bulunması, Sanık …’un aşamalarda değişmeyen savunmalarında özetle, …’yı önceden tanıdığı için havalimanından karşılamaya geldiğini fakat valizinde telefon getirdiğini bilmediğini, ele geçen telefonlarla ilgisi olmadığını beyan etmesi karşısında; …’nın soruşturma aşamasında müdafii hazır bulundurulmaksızın alınan ve sonradan değiştirdiği hazırlık ifadesi dışında sanık …’un atılı suça iştirak ettiğine dair savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı dikkate alınarak sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık …’nın temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 13/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.