YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17330
KARAR NO : 2013/24252
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, davalılardan işverenlere ait işyerinde 27/01/1990 – 01/11/1993 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacılar, murisleri …’ın Kahramanmaraş Telefon Müdürlüğü’nde mevsimlik işçi olarak, 27.01.1990-01.11.1993 tarihleri arasında ve her yılın 11, 12 ve 1. ayları hariç kalan 9 ay boyunca ve her ay 30 tam gün çalıştığının tespitini talep etmişlerdir.
Mahkemece “davanın, davalılar Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile … Genel Müdürlüğü yönünden husumet ve diğer davalılar yönünden hak düşürücü süre ve sübut yönlerinden ayrı ayrı reddine “ karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Öte yandan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
İşverenin , çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanun’un 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.
Maddede belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) SGK’na verilmesi ve çalışmaların sigorta müfettiş raporu ile saptanması durumunda da hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği açıktır. Yine mevsimlik işlerde, çalışılmayan sürelerde hizmet akdi askıda olduğundan, hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahsedilemez. Davacıya ödenen ücretten sigorta primi kesilen hallerde, davacının iş ve sosyal sigorta mevzuatının öngördüğü sigorta hak ve yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle Kurumun Yasa’dan kaynaklanan denetim ve inceleme görevini yapmaması karşısında hak düşürücü sürenin işlemeyeceği kabul edilmelidir.
Yine davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı )
Somut olayda davacılar murisinin 11.05.1990, 01.06.1990, 11.07.1990, 09.08.1990, 08.09.1990, 15.10.1990, 14.01.1991, 03.04.1991 ve 25.05.1991 tarihlerinde Kahramanmaraş Telefon Müdürlüğü tarafından işe alındığını gösterir sigortalı işe giriş bildirgelerinin düzenlendiği , davacılar murisinin 10.03.2003 tarihinde vefat ettiği, hakkında düzenlenen son işe giriş bildirgesi tarihinin 25.05.1991 olduğu, mevsimlik işçi statüsünde olması nedeni ile yılın belli bölümlerinde çalışmadığı ve tüm tanıkların anlatımlarından Aralık, Ocak ve Şubat aylarında çalışmadığının sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının murisi adına 02.04.1990 tarihinden 1991 yılının 2.dönemine kadar davalı işverenlikçe bildirilmiş kısmi, kesintili bildirimler ve birden çok işe giriş bildirgesi bulunduğuna ve çalışmanın mevsimlik iş olduğu, mevsimlik çalışılan işlerde, çalışılmayan sürelerde iş akdi askıda olduğuna göre artık hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Yapılacak iş, hak düşürücü sürenin geçmediği dikkate alınarak, işin esasını inceleyip çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
O halde davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.