Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/1121 E. 2020/6363 K. 25.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1121
KARAR NO : 2020/6363
KARAR TARİHİ : 25.11.2020

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan suça sürüklenen çocuğun beraatine ilişkin hüküm, katılan … vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Aynı şikayet ve iddiaya dayalı olarak başlatılan soruşturma esnasında dosyası tefrik edilen ve temyize konu dava dosyasında bilgisine başvurulan tanık … ile ilgili olarak Milas Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2015 tarihli ve 2015/626 numaralı iddianamesiyle açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, adı geçen tanık hakkında verilen TCK’nın 31/2 ve CMK’nın 223/3-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-a maddesi gereğince danışmanlık tedbiri uygulanmasına ilişkin Milas 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli, 2015/190-2015/587 sayılı kararının, katılan … vekilince temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 26.06.2019 tarihli ve 2018/8341-2019/7726 sayılı ilamıyla onandığı gerek hükmün gerekçesinden gerek Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) elektronik ortamında kayıtlı belge örneklerinden anlaşılmakla, tebliğnamede yer alan; “… Tanık … hakkında usulüne uygun iddianame düzenlenmesinin sağlanıp hakkında kamu davası açıldıktan sonra, incelemeye konu dava ile birleştirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması karşısında eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi…” biçimindeki bozma nedenine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kayden 02.01.1998 doğumlu 16 yaşındaki suça sürüklenen çocuk …’le internette tanışıp arkadaş olan ve onunla farklı yerlerde yaşadığı anlaşılan 14 yaşındaki tanık …’ın, sınıf arkadaşı olan 13 yaşındaki mağdur …’ya sınıftaki arkadaş gruplaşmasından dolayı kızgın olduğu dönemde, suça sürüklenen çocuğu azmettirmesi sonucu suça sürüklenen çocuk tarafından mağdurun kullanımındaki cep telefonu numarasının “Hande Y.” isimli sahte facebook hesabında yayımlandığı iddiasına konu olayda,
Suça sürüklenen çocuğun, soruşturma evresinde alınan; “… isimli bayanı facebook üzerinden tanııyorum. Kendisi bana faceboktaki adresimden ulaştı. Ve benden bir müddet sonra sahte hesap istedi. O sırada bende bir arkadaşımdan bu sahte hesap numarasını temin ederek …’a verdim. … bu adresten zannediyorum bir arkadaşının numarasını paylaşmış…”, kovuşturma evresinde alınan; “Ben facebook sayfaları hazırlıyorum, yönetiyorum. … ile facebook üzerinden tanıştım, kendisini yönetici yaptım. Benden bir facebook sayfası açmamı istedi. Bende açtım ve bilgileri …’a aktardım. Ben facebook sayfasını kendi adıma açmıştım. Daha sonra anladığım kadarı ile … sayfa ismini… ismi ile değiştirmiş ve sayfada mağdurenin telefon numarasını yazmış. Ben mağdurenin isim ve telefon numarasını bilmiyordum. Ancak dava açıldıktan sonra bana gelen iddianamede görüp öğrendim. … bu hesabı ne amaçla kullanacağını söylemedi. Benim de ne şekilde kullanacağı konusunda bir fikrim yoktu. …’ın okunan beyanlarını kabul etmiyorum. Ben farklı bir isim yazmadım. Telefon numarasını yazmadım, bana bu telefon numarası verilmedi, ben sadece boş facebook sayfası açıp …’a verdim.” biçimindeki birbiriyle çelişen soyut ve kaçamaklı savunmalarının aksine, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğa iftira atması için bir sebep bulunmayan tanık …’ın aşamalarda özde değişmeyen iddiayı doğrular nitelikteki anlatımları, facebook hesabı olan tanık …’ın suça sürüklenen çocuktan ayrıca ve yalnızca boş facebook profili istemesinin hayatın olağan akışına uygun bulunmaması, tanık …’ın suça sürüklenen çocuğu azmettirdiğini ifade ettiği ve suça sürüklenen çocukla herhangi bir husumetinin bulunmadığı dikkate alındığında kendisini cezalandırılmaktan kurtarmak amacıyla suça sürüklenen çocuğa suç isnat ettiğinin kabul edilemeyecek olması karşısında, suça sürüklenen çocuğun, kişisel veri niteliğindeki mağdura ait cep telefonu numarasını kaydedilmiş haliyle ve hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle yayımlaması şeklinde sübut bulan eyleminden dolayı TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, suçun suça sürüklenen çocuk hakkında CMK’nın 223/2-e madde, fıkra ve bendi gereğince beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.