YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11136
KARAR NO : 2020/14474
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında “6136 sayılı Kanun’a Muhalefet” ve mağdur …’a karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarına ilişkin olarak; kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2)Sanık hakkında mağdur …’a karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Akçaabat Devlet Hastanesince tanzim olunan 26/05/2014 tarihili raporda “Alt çene 1. ve 2. diş fraktürü, mandibula orta hatta fraktür, mermi çekirdeği alt çeneden girmiş sağ boyun cilt altında kalmış, halen hayati tehlikesi mevcut, KTÜ Tıp Fakültesine sevk edildi.”; KTÜ Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 05/09/2014 tarihli raporda, herhangi bir yaralanma ve bölgesi tarif edilmeksizin, “ateşli silahla yaralanması nedeniyle hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırıklarının hayat fonksiyorlarına etkisi ağır (4) derecedir, sabit iz yönünden 6 ay sonra, duyu ya da organlardan birinin zayıflaması ya da kaybı yönünden 18 ay sonra rapor tanzimi uygundur.”; KTÜ Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalınca tanzim olunan 15/01/2016 tarihli raporda ise “kemik kırığının bulunmadığı … duyu ya da organlardan birinin zayıflaması ya da kaybına neden olmadığı.” şeklinde görüş belirtildiği, bahse konu raporların birbiri ile çelişkili olup hüküm kurmaya elverişli olmadıkları gibi mağdurun yüz bögesi dahilinde meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak sabit iz ya da yüzün sürekli değişikliği yönünden herhangi bir görüş belirtilmediği gözetilerek, mağdur …’nin, tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adi Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayacak şekilde nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 22/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.