Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/15803 E. 2011/20911 K. 15.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15803
KARAR NO : 2011/20911
KARAR TARİHİ : 15.12.2011

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde … Köyü … mevkiinde bulunan çeşme suyuna davalı tarafça vaki elatmanın önlenmesi istenilmiştir.Mahkemece davacının davalının kuyusunu derinleştirme faaliyet ile ilgili davanın kabulü ile davalının kuyu temizleme dışındaki derinleştirme faaliyetinin menine, davacının kuyu kapatma talebinin reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı … Köyü … mevkiinde bulunan içme ve sulama suyu olarak kullandığı kuyu suyunun davalının sonradan açılan su kuyusunu derinleştirmesi üzerine kurumasından dolayı,davalıya ait kuyunun kapatılması,motopomp,su boruları ve elektrik tesisatının kaldırılarak suya vaki müdahalenin önlenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı kendi kuyusunun davacı kuyusundan daha eski tarihli olması,kuyuların birbirini engellemediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili 09.06.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile ;Davalının su kuyusunda temizleme faaliyeti dışında derinleştirme yaptığından öncelikle su kuyusunun eski hale getirilmesine ve davalının temizleme amacı dışında su kuyusuna vaki müdahalesinin men’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 17.07.2008 tarih ve 2006/457 E.2008/263K. Sayılı karar ile verilen kararın dairemizin 26.02.2009 tarih ve 2008/18969 E-2009/2859 K. Sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.Yerel mahkemece dairemiz bozma kararına uyulmasına karar verildikten sonra yeniden yapılan yargılama neticesinde; Jeoloji bilirkişisinin rapor ve ek raporunda davalı kuyusunun derinleştirme var ise derinleştirme öncesi eski haline getirilmesi mümkün olmakla birlikte, eski haline getirilmesi halinde suyun davacıya ait su kuyusuna dönme ihtimalinin çok düşük olduğu, davacının suladığı alanlar ve su ihtiyacı itibariyle kuyuların mevcut haline göre kendi kuyusunun sulanacak alanlar için yeterli olduğu ziraat bilirkişisi raporuyla tespit edildiğinden, davalının kuyusundan davacının da yaralanması şeklinde su rejimi kurulmasına gerek olmadığı ve davalının keşifte tespit edilen kuyusunun derinliği ve çapı itibariyle derinleştirme çalışması yapması halinde davacının kuyusunun etkileneceği gerekçesi ile davacının davalının kuyusunu derinleştirme faaliyet ile ilgili davanın kabulü ile davalının kuyu temizleme dışındaki derinleştirme faaliyetinin menine,davacının kuyu kapatma talebinin reddine karar verilmiştir.Bozma ilamı üzerine verilen yerel Mahkeme kararına dayanak oluşturan keşif ve bilirkişi incelemesi 14.04.2010 tarihinde yapılmıştır. Jeoloji Mühendisi tarafından mahkemeye sunulan 20.04.2010 tarihli bilirkişi raporunda ‘Ölçüm yaptığı Nisan Ayının Mevsimsel olarak suların en bol olduğu aylardan olduğunu belirtmiş, 06.07.2010 tarihli ek raporunun sonuç kısmında her iki tarafında ihtiyacı ölçüsünde yararlanabileceği bir su rejiminin kurulmasının daha sağlıklı olacağı kanaatinde olduğunu belirtmiştir. Ziraat Yük.Mühendisi bilirkişisi ise 29.04.2010 tarihli bilirkişi raporunda davacının suladığı alanlar ve su ihtiyacı itibariyle davacının suyunun yeterli olduğunu belirtmiş,08.11.2010 tarihli ek raporunda davacı ve davalının mevcut sularının ihtiyaçlarından fazla olduğundan keşif günü itibari ile ekili ve dikili ürünlerine göre ihtiyaçlarını karşılamaktadır,mevcut bitki örtüleri ve jeoloji mühendisi raporundaki kuyu derinlikleri değiştirilmediği takdirde hali hazır durumları su ihtiyaçlarını karşıladığından ilave su rejimi hesap edilmediği belirtilmiştir.O halde;
1-Mahkemece davanın davacı vekilinin 09.06.2008 tarihli ıslah talebine göre değerlendirilmesi gerekirken ve buna göre hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
2-Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde kuyunun eski hale iadesine karar verilmesinin mümkün olmaması halinde davalı kuyusundan davacı da yararlanacak şekilde rejimin kurulması gerekirken davacının bu suya ihtiyacı bulunmadığından bahisle suyun kullanımına ilişkin rejim kurulması hususunun gözardı edilmesi doğru görülmemiştir.
3-22.06.2009 tarihli bozma kararımızın sonuç bölümünde yer alan rejim kurulması hakkındaki değerlendirmenin suyun en bol olduğu ve keşfin yapıldığı tarihte değil suyun en az olduğu dönem belirlenerek buna göre yapılması ve uygun sonuç gereğince bilirkişi incelemesi yapılarak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken yazıl eksik ve yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.