YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13518
KARAR NO : 2020/12680
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne karşı katılan vekilinin temyiz istemi yönünden;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden ise;
Mahkemece kurulan hükmün gerekçesinde, suçun işlendiği tarihten sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’dan bahisle lehe kanun değerlendirilmesi yapıldığı yazılmasına rağmen, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun’un ilgili maddesinin uygulanması suretiyle hükümle gerekçe arasında çelişki yaratılmak suretiyle neticeten 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesinin uygulanması gerekirken yanılgılı lehe kanun değerlendirmesiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
Açılan kamu davasının niteliğine ve suç tarihine göre, 5607 sayılı kanuna aykırılık suçundan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle davaya katılma hakkı olmayan TAPDK’nin davaya katılan olarak kabulü,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekili ile sanık … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olmakla, HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.