Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/7309 E. 2020/6084 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7309
KARAR NO : 2020/6084
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

Mahkeme : Sulh Ceza Mahkemesi,
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Sanığın yokluğunda verilen, Küçükçekmece 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 12.07.2013 tarih, 2013/526 esas ve 2013/847 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine dair kararının, sanığın beyan ettiği adresi olan, …. Mahallesi, …. Sokak, no:14/1 adresine bu adresin aynı zamanda MERNİS adresi olduğuna ilişkin kayıt düşülerek, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan tebligat üzerine kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de, 7201 sayılı Kanun’un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligatın MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılması gerekirken, doğrudan MERNİS adresine usule aykırı şekilde yapılmış olan tebligat nedeniyle kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı ve “yok” hükmünde olduğu anlaşıldığından, sanığın 11/02/2015 tarihli temyiz dilekçesinin Küçükçekmece 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 12.07.2013 tarih, 2013/526 esas ve 2013/847 sayılı tedavi ve denetimli serbestlik kararına ilişkin itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20/03/2012 tarihli ve 2011/785 esas ve 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tebdiri uygulanmasına” ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 21.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi .