Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/6394 E. 2020/7326 K. 18.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6394
KARAR NO : 2020/7326
KARAR TARİHİ : 18.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Kal, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacının taraf sıfatı kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili; vekil edeninin müşterek hisse ile malik olduğu 447 ve 449 nolu parsellere davalının haksız olarak işgalde bulunduğundan bahisle elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının taraf sıfatı kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Dava konusunun davacı tarafından devri HMK’nin 125. maddesinin 2. bendinde düzenlenmiş ve madde metninde aynen “Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devir edilecek olursa, devralmış olan kişi görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden devam eder” denilmiştir.
Bu hükme göre dava, taşınmazı devralan üçüncü kişi ile davalı arasında devam edecektir. Bunun için davalının devralan üçüncü kişinin davacı yerine geçmesi için onayı aranmaz. Dava konusu taşınmaz dava açıldıktan sonra davacı tarafından başka bir kişiye devredilirse, bu durumda devralmış olan kişi davacı yerine geçerek görülmekte olan davaya kaldığı yerden devam eder. Ancak bu halde davalı yeni davacıya karşı, kişisel savunma sebeplerini ileri sürebilir.
Somut olayda; dava konusu parsellerin, yargılama esnasında dava dışı üçüncü kişiye satıldığı anlaşılmıştır.
Davacının ecrimisil talebi yönünden dava açıldığı tarihte aktif dava ehliyeti vardır. Başka bir anlatımla, davacının haksız işgal tazminatı talebi, davacının taşınmazda mülkiyet sahibi olduğu dava tarihinden geriye dönük olduğundan yargılama aşamasında mülkiyetin el değiştirmesi, bu talep açısından davacının aktif dava ehliyetini ortadan kaldırmaz.
Davacının elatmanın önlenmesi ve kal talebi yönünden ise, Yargıtay ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre HMK’nin 125/2 maddesi gereğince dava konusu taşınmazı devir alan yeni malike resen tebligat çıkartılması gerekmektedir. Hal böyle olunca; Mahkemece yeni malike bildirim yapılmak suretiyle davaya devam edip etmeyeceği hususu üzerinde durularak yeni malikin davaya devam etmesi halinde elatmanın önlenmesi ve kal talepleri yönünden işin esası hakkında karar verilmesi, davaya devam etmemesi halinde ise HMK 150. maddeye göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.