Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/20636 E. 2020/13934 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20636
KARAR NO : 2020/13934
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

Basit yaralama suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 52. maddeleri gereğince 2.400,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2017 tarihli ve 2015/523 Esas, 2017/410 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10.06.2020 tarihli ve 2020/5720 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2020 tarihli ve 2020/52354 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15.12.2017 tarihli ve 2017/19084 Esas, 2017/28185 Karar sayılı ilâmında; ” ..Sanığa isnat edilen suçların, CMK’nın 253/3. maddesi kapsamında birlikte işlendiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Çözülmesi gereken sorun, hüküm kurulurken uzlaştırma kapsamında olmayan suçtan beraate hükmolunması halinde, sübutunda sorun olmayan ve müstakilen uzlaştırma kapsamında olan suçla ilgili nasıl bir yol izleneceğidir….Yapılan yargılama neticesinde ise, sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan beraatine hükmolunup, mercii kararından ve kanun yararına bozma talebinden önce kesinleşmesi nedeniyle bu suçun işlendiğinden bahsedilemeyeceği için, sair tehdit suçu yönünden de uzlaştırmaya engel olan CMK’nın 253/3. maddesinin uygulanma olanağı kalmayacak ve bu suç yönünden CMK’nın 254. maddesi gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekecektir.” şeklinde açıklamalara yer verildiği, bu bağlamda hüküm kurulurken uzlaştırma kapsamında olmayan suçtan beraate hükmolunması hâlinde, uzlaştırma kapsamında bulunan suç yönünden dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği,
Somut olayda, sanık hakkında tehdit, hakaret ve basit yaralama suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde tehdit ve hakaret suçlarından beraatine, basit yaralama suçu yönünden mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmesi karşısında, basit yaralama suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘uzlaşma’ başlıklı 253/3. maddesinde yer alan “…. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmayacağı, bu hâli ile basit yaralama suçu yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usûllere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; sanık hakkında basit yaralama, hakaret ve ölümle tehdit suçlarından soruşturma yapılarak kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda tehdit ve hakaret suçlarından beraat kararı verildiği, sanık hakkında karar tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre uzlaşmaya engel olan ölümle tehdit suçundan beraat kararı verilmesi ve 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında, basit yaralama suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 CMK’nin 253/3. maddesindeki “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama imkanı kalmayacağından bu hali ile basit yaralama suçu yönünden 5271 CMK’nin 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2017 tarihli ve 2015/523 Esas, 2017/410 Karar sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.