Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/15417 E. 2011/20309 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15417
KARAR NO : 2011/20309
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 3245 TL’lik takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacı ile dava dışı muhtar ve ihtiyar heyeti arasında, davalının da içinde bulunduğu köy sakinlerinin bahçelerine ulaşmada kullanacakları yol yapım konusunda bir anlaşmanın yapıldığını, bu anlaşma uyarınca yolun tamamlandığını, davalının yol yapım parasından hissesine düşen bedeli ödemediğini bu bedelin tahsili amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, davalı ile davacı arasında yol yapımı konusunda bir anlaşmanın bulunmadığı, bu konuda bir sözleşmenin yapılmadığı, aksine yol yapımı konusunda davacının dava dışı köy ile anlaştığı, görülmektedir.Dava konusu uyuşmazlık, yapılan eserin bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Ancak, sözleşme ilişkisi taraflar arasında kurulmamıştır. Davacı, bu eserin (yol yapımı) yapımı konusunda kiminle anlaşmış ise, yani akdin karşı tarafı kim ise, işin bedelini de şartların oluşması halinde ondan talep edebilecektir. Davacı, işin yapımı konusunda dava dışı köy muhtarı ve ihtiyar heyeti ile anlaştığı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.Öyle ise mahkemece, yukarıda bildirilen esaslar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.