YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10094
KARAR NO : 2020/16203
KARAR TARİHİ : 12.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu Küçükçekmece Şube Müdürlüğünce, evrak üzerinde yapılan inceleme ile tanzim olunan 28.04.2015 tarihli raporda, “Sağ el D4 fleksor zone 2 cm. kesi, FDP kesisi + ulnar taraf digital sinir kesisi, tendon ve sinir onarımı yapıldığı”nın belirtilmesi ve katılanın, kovuşturma aşamasında 16/10/2015 tarihli celsede, “sağ el yüzük parmağım görüldüğü gibi sakat kaldı, halen fizik tedavi görüyorum.” şeklinde beyanda bulunması karşısında, hükme esas alınan raporda, sanığın eylemi ile katılanda duyu ya da organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da kaybı sonucunun oluşup oluşmadığına yönelik herhangi bir kanaat belirtilmediği anlaşılmakla, bahse konu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı dikkate alınarak katılanın, tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile tüm adli muayene raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak yapılacak fiziki muayenesini müteakip, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayan nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2) Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu Küçükçekmece Şube Müdürlüğünce tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan 28.04.2015 tarihli raporda, “basit tıbbi müdahale ile giderilemez.” şeklinde görüş belirtilmesi ve sanık hakkında tanzim olunan iddianame ile 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasının talep edilmesi
karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında kaldığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması neticesinde sanık hakkında eksik ceza tayini,
3) Mahkemece, ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığının belirlenemediği gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine TCK’nin 29. maddesinin asgari oranda (¼) uygulanması suretiyle hüküm tesisi yerine, yazılı şekilde (½) oranında indirim uygulanması suretiyle, sanık hakkında eksik ceza tayini,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 12/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.