YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/21522
KARAR NO : 2020/15008
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık …, … hakkında beraat, diğer sanıklar hükümlülük, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi vekilinin temyizine göre yapılan incelemede;
Temyiz inceleme isteğinin reddine dair mahkemenin 07/11/2014 tarih 2009/286 Esas- 2014/524 Karar sayılı ek kararı Usul ve Yasa’ya uygun bulunduğundan, Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle red kararının ONANMASINA,
II) Katılan EPDK vekilinin … plaka sayılı aracın müsaderesine yer olmadığına dair hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan EPDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III) Katılan EPDK vekilinin sanıklar … ve … hakkındaki beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
05/06/2009 tarihinde D-400 Karayolu üzeri Kösreli kavşağında bulunan sanıklar … ve …’ın sorumlusu oldukları … Petrol ürünlerine ait … Petrol istasyonuna … plaka sayılı sarı renkli tankerle kaçak akaryakıt getirildiği ihbarı üzerine, EPDK görevlileri ve jandarma personelince yapılan denetimde, sanık … …’ın kulandığı … plaka sayılı tankerden petrol istasyonundaki yer altı tanklarına akaryakıt boşaltımı yapıldığının tespit edildiği, tankerde 9.150 kg marker seviyesi geçersiz akaryakıt, petrol istasyonunda bulunan yer altı tanklarında ise 12.000 litre
marker seviyesi geçersiz akaryakıtın ele geçirildiği olayda; sanıklar … ve …’ın baba-oğul oldukları, olaydan önce istasyon sorumlusu … ve …’un talebi üzerine arama yapılan istasyona tanker gönderdiklerini kabul etmeleri
ve arama sırasında … …’ın kulandığı tankerde 9.150 kg marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirilmesi karşısında; sanıkların eylemlerine uyan kaçak akaryakıt ürünü bulundurma eyleminden mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan EPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
IV) Sanık … müdafii ile sanık … müdafii’nin temyiz istemine göre yapılan incelemede;
Sanık … müdafii Av. …’in temyiz dilekçesini uyap sisteminde oluşturma ve havale tarihlerinin 07/11/2014 olduğu gözetildiğinde temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/11 ve 3/12. maddeleri kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/11 ve 3/12. maddeleri ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddesi) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 20/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.