YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23580
KARAR NO : 2012/44577
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
Hırsızlık suçundan sanık Ali GÜVEN hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin KIRIKKALE 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2011 gün, 2010/541 – 2011/173 sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 30.05.2012 gün, 2012/12532- 2012/15527 sayılı ilam ile “daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında belirlenen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nın 51/1.maddesinin (b) bendinde belirtildiği gibi ‘suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşup oluşmadığının’ irdelenmesi gerekirken ‘sanığın geçmişteki kişiliği, suç işleme eğilimi dikkate alınarak ilerde bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde mahkemeye olumlu yönde kanat gelmediği’ biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi’ gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.08.2012 tarihli, 6-2011/190592 sayılı yazısı ile “Suça konu araca verdiği zararı gidermeyen sanığın yargılama aşamasında pişmanlık anlamına gelebilecek hiç bir davranışının bulunmadığı gibi adli sicil kaydında ertelemeye engel teşkil etmese dahi çok sayıda hükümlülüğü bulunmaktadır. Adli sicil kaydındaki hükümlülüklere konu edilen eylemlerin tamamının suç tarihinden önce işlenmesine karşın, daha önce ertelenen bazı hükümlülüklerin, deneme süresi sona ermeden yeni suçlar işlenerek bir anlamda ertelemenin sanık üzerinde ıslah edici bir etkiye sahip olmadığı adete ispatlanmıştır. Son derece iyi niyetli davranarak zararının giderilmemesine rağmen şikayetinden vazgeçen mağdurun zararının karşılandığına dair herhangi bir iddianın ile sürülmediği gibi, sanığın zararı gidermek için en küçük bir çaba dahi göstermediği dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Yerel mahkeme tarafından hükmün ertelenmemesine karar verilirken gösterilen gerekçede sanığın geçmişi değerlendirilmiş ise de, aynı zamanda suç işleme eğiliminden de söz edilerek geleceği de değerlendirilmiştir…. Sanığın suç işleme eğilimi dikkate alınarak bir daha suç
işlemeyeceği konusunda kanaate varılmadığından bahisle cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçenin yasal ve yeterli olduğu gibi dosya içeriğine uygun olduğu,….. bu nedenle bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkemece sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanması” için itiraz kanun yoluna başvurması üzerine, dosya dairemize gönderilmekle, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 Sayılı Yasanın 99.maddesi ile 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308.maddesine eklenen 2. ve 3.fıkralar uyarınca yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriği karşısında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları dairemizce yerinde görülmediğinden 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308.maddesinin 3.fıkrası gereğince dosyanın itirazı incelemeye yetkili Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.