Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/17904 E. 2020/18010 K. 10.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17904
KARAR NO : 2020/18010
KARAR TARİHİ : 10.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan …Tem. Haz. Yem. Bil. İnş. Tic. Ltd. Şti. ile … vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 09.02.2004-18.01.2013 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Taşova Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda temizlik görevlisi olarak ihale alan alt işverenler nezdinde günde en az 8 saat ve hafta sonunu da çalışarak geçirdiğini, davalı işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimlerini eksik yaptığını, davacının, fazla çalışma ve hafta tatilleri günlerinde çalışma karşılığı ücretleri ile asgari geçim indiriminin ödemediğini, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …Tem. Haz. Yemek Bil. Med İnş Taah. Tic. Ltd. Şti., alınan ihale kapsamında çalıştığını, iş süresinin okulların açık olduğu dönemi kapsadığını, iş sözleşmesinin şirket tarafından feshedilmediğini, ihale süre bitiminde çıkışının yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti :
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, süresi içinde davalı idare vekili ve davalı …Tem. Haz. Yemek Bil Med İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre temyiz edenin sıfatına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İş yeri devrinin iş ilişkisine etkileri ile işçilik alacaklarından sorumluluk bakımından taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
İş yeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, iş yerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı Kanunun üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 120. maddesi hükmüne göre, mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi halen yürürlükte olduğundan, iş yeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi iş yeri veya iş yerlerindeki hizmet sözleşmeleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, iş yerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.
4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde yazılı olan “hukukî işleme dayalı” ifadesi geniş şekilde değerlendirilmeli, yazılı, sözlü ve hatta zımnî bir anlaşmada yeterli görülmelidir.
İş yeri devri fesih niteliğinde olmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların istenmesi mümkün olmaz. Aynı şekilde iş yeri devri kural olarak işçiye haklı fesih imkânı vermez.
Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda iş yeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İş yeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Mülga 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı iş yeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.
Somut olayda, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Taşova Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda hizmet alımı yapılan şirketler nezdinde en son 01.01.2013-18.01.2013 tarihleri arasında davalı … Tem. Taş Gıda Kırt. Paz. Tic. Ltd. Şti. nezdinde çalışmıştır. Davalı idare ile davalı alt işveren şirketler arasında 4857 sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmaktadır. 6552 sayılı yasanın 8. maddesi gereğince kıdem tazminatından asıl işveren sıfatıyla davalı idarenin ve son alt işveren şirket … Tem. Taş Gıda Kırt. Paz. Tic. Ltd. Şti.’nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına dair mahkeme kabulü isabetli ise de davacının davalı … nezdinde 28.01.2011 tarihine kadar çalışmış olduğu, 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmadığı, dava tarihi itibariyle de 10 yıllık sürenin de geçmemesi nedeniyle devreden alt işveren olarak …Tem. Haz. Yemek Bil. Med. İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücretle sınırlı olarak kıdem tazminatından sorumlu tutulması gerekmektedir.
Öte yandan feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işveren davalı …Tem. Haz. Yemek Bil. Med. İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.’nin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davalı …Tem. Haz. Yemek Bil. Med. İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.’nin tüm alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesi hatalı olmuştur.
3-Taraflar arasında davacının yıllık izin ücreti alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde yıllık izinlerin kullandırılmadığını ve ücretinin ödenmediğini iddia etmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; hizmet alımı yapılan şirketler nezdinde çalışan davacının 09.02.2004 – 18.01.2013 tarihleri arasında aralıklı olarak 2223 gün 6 yıl 2 ay 3 gün çalıştığı ve 90 gün izin hakkı bulunduğu kabul edilerek hesaplanan yıllık izin ücreti alacağının Mahkemece hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Davacının uzun yıllar çalışmasına rağmen izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacının çalışma süresi boyunca herhangi bir zamanda yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı hususu açıklattırılarak davacı beyanı ile birlikte tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.