Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/22756 E. 2020/13937 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22756
KARAR NO : 2020/13937
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

Basit yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve 2018/647 Esas, 2019/340 Karar sayılı kararına karşı Cumhuriyet savcısının, sanık hakkında sabıkasının olduğundan dolayı tekrar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğinden dolayı yaptığı itirazının reddine, sanık hakkında iddianamenin sevk maddesinde bulunan mala zarar verme suçu yönünden herhangi bir karar verilmediğinden bahisle anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin mercii Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.08.2019 tarihli ve 2019/1017 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 31.08.2020 tarihli ve 2019/17834 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2020 tarihli ve 2020/77286 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.09.2011 tarihli ve 2009/16497 Esas, 2011/27230 Karar sayılı ilâmında yer alan “Sanığın mağdurun gözüne yumruk vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına ve gözlüğünün kırılmasına sebebiyet verdiği olayda, bir fiil ile kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarının oluştuğu, sanığın hukukî durumunun TCK’nın 44. maddesi uyarınca farklı nevi’den fikri içtima hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği” biçimindeki açıklamalar karşısında, somut olayda iki şüpheli ile birlikte müştekinin üzerine yürüyüp önce yumruklarla daha sonra sopalarla müştekiye vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladıkları, şüphelilerin müştekiye sopalarla vururken cebinde bulunan J7 prime 2 model cep telefonunu da kırarak zarar verdikleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesi gereğince fikri içtima hükümleri gereğince ağır olan cezayı gerektiren suçtan ötürü cezalandırılması gerektiği Kütahya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve 2018/647 Esas, 2019/340 sayılı kararının gerekçe kısmında değerlendirilmiş olup, en ağır ceza olan kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulup, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini müteakip,
Anılan karara karşı Cumhuriyet savcısının, itirazı üzerine sanık hakkında iddianamenin sevk maddesinde bulunan mala zarar verme suçu yönünden herhangi bir karar verilmediğinden bahisle anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesi gereğince fikri içtima hükümleri gereğince ağır olan cezayı gerektiren suçtan ötürü cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.08.2019 tarihli ve 2019/1017 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.