Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/9831 E. 2020/14267 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9831
KARAR NO : 2020/14267
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’ya yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Mağdur … hakkında düzenlenen İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 01.10.2013 tarihli raporunda, “burun sırtının sola deviye” olduğu belirtildiği halde, mağdurun yüz sınırları içerisinde tespit edilen bu yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda görüş bildirilmediği anlaşılmakla, mağdura ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporlar temin edilip, bu evraklar ile birlikte mağdurun en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevki ile, yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanık …’ın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,
2) Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/2-b, son maddelerinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının 5 yıldan fazla olduğu nazara alınarak, 5271 sayılı CMK’nin 150/3. maddesi uyarınca sanığa istemi aranmaksızın zorunlu müdafii atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden,
müdafii atanmadan karar verilmesi suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Colozza et Rubinat/İtalya, 12.02.1985 A. 89, Is-30; Campbell ve Fell/Birleşik Krallık, A.80 28.06.1984) kararlarında belirtildiği üzere, sanığa kendisini savunma hakkı tanınmayarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 150/3-2. ve 188/1. maddelerine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanığın yaralama eylemi sonucunda katılanın hem duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, hem de kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmış bulunması karşısında, birden fazla nitelikli hal (TCK’nin 87/3 ve 87/2-b maddeleri) ihlalinin ancak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni yapılabileceği, sanığın sadece en ağır sonuç olan duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralama eyleminden sorumlu olacağı gözetilmeden, TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b, son maddelerine göre uygulama yapıldıktan sonra TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca cezanın artırılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
c) Sanığın, katılanı hem kemik kırığına hem de duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde kasten yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin (TCK’nin 87/3 ve 87/2-b maddeleri) ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken neticeye etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
ç) Sanığın TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen “1 yıl 15 ay” hapis cezasının, TCK’nin 87/2-b maddesi uyarınca iki kat artırılması sırasında hesap hatası yapılarak “3 yıl 45 ay” hapis cezası yerine yazılı şekilde “2 yıl 30 ay” hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 21.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.