YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18461
KARAR NO : 2020/15353
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde şoför olarak 02/06/2012- 28/04/2014 tarihleri arasında çalıştığını, işveren tarafından haklı bir sebebe dayanılmaksızın işten çıkartıldığını, davacının işyerinde 24 saat çalışıp, 24 saat dinlenme usulüyle çalıştığını, çalışma günü sabah saat 08.00’de başlayıp ertesi gün saat 08,00’e kadar çalıştığını, bir sonraki gün 24 saat dinlenme ve serbest zaman olarak geçtiğini, fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, 14 günlük yıllık izin hakkının bulunduğunu, davacının resmi tatil ve dini bayram günlerinde çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, iş akdinin karşılıklı anlaşma yoluyla feshedildiğini, yapılan ibra sözleşmesi ve feragatname ile tarafların iş akdinin tarafların karşılıklı ve serbest rızaları ile feshedildiğini, davacının alacaklarının tümünü aldığını, işvereni geri dönüşü olmaksızın ibra ettiğini, davacının çalışmış olduğu dönemlere ilişkin hak etmiş olduğu alacaklarının kendisine ödendiğini, maaş bordrolarının ihtirazı kayıt bulunmadığını, fazla mesai alacağı olmadığını, fazla mesai yapılan hallerde ücretin ödendiğini, 24 saat dinlenip 24 saat çalışan davacının çalıştığı 24 saatülik süre içinde 9 saat araç kullanabileceğini, haftalık çalışma süresinin 45 saatin altında olduğunu, davacının ulusal bayram genel tatil alacağı bulunmadığını, çalışma yapılmış ise maaş bordrolarında ödendiğini, yıllık içinlerini kullandığının şahsi dosyadan belli olduğunu, kullanılmayan dönemlerin karşılığının da ibra sözleşmesiyle ödendiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacı dilekçesinde fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini iddia etmekte ise de bir kısım ücret bordrolarının imzalı olduğu, ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen miktarla banka hesap hareketlerinin örtüştüğü, davacının ücret bordrolarında tahakkuk ettirilenden fazla çalışma ücretinden daha fazla çalışması olduğunun yazılı delille ispat edemediği, davacının 14 günlük yıllık izninin bulunmadığı, 10 gün izin kullandığı, kalan 4 gün ise ibra ettiği, yıllık izin alacağı bulunmadığı, davacının hangi genel tatil gününde çalıştığının belirlenmesinin tanık beyanlarıyla mümkün olmadığı, ücret bordrolarının incelenmesinde; zamlı genel tatil ücreti tahakkukunun yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, fazla mesia ücretinin reddedilmiş olması bakımından;
Davalıdaki ücretlendirme sistemine ilişkin olarak; dava dilekçesinde belirtilen ücret, Mart /2014 bordrosundaki sabit ücret ve fazla mesai ücretini de içeren toplam tahakkuktur.
Bir kısım davalı tanığı, sefer başına ücret ödendiği, ne kadar çalışılırsa o kadar maaş alındığı, gidilen yolun uzaklığına göre değiştiği, sabit maaş bulunmadığı yönünde beyanda bulunmuşlardır.
Dosyadaki bordrolarda, yüksek ve aydan aya değişen miktarlarda fazla mesai ücreti tahakkukları mevcuttur. İlaveten bordrolarda sabit ücret tahakkuku da mevcuttur. Ancak, bordrolarda prim/sefer ücreti gibi bir adla tahakkuka rastlanmamıştır.
Bazı bordroların imzalı olduğu, bordrolardaki tahakkukların ise bankaya ödendiği yönünde bilirkişi raporunda tespit mevcuttur.
Mahkeme tarafından, bilirkişi raporundaki bu tespite istinaden fazla mesai ücreti talebi reddedilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, 24 saat çalışma, 24 saat dinlenme sistemi olduğunu ama tır şoförünün 9 saatten fazla çalışamayacağından davacının haftalık 45 saat bile çalışmadığını savunmuştur.
Davalı tanıklarının beyanlarında sefere göre ücretlendirme sisteminin geçmesi, ücret bordrolarında ise sabit ücret ve ay ay değişen ve yüksek miktarlarda fazla mesai ücret tahakkuklarının bulunması, davalı işverenin bir yandan günde 9 saatten fazla çalışamayacağını belirtmesine rağmen fazla mesainin ücret bordrolarında ödendiğinin belirtilmesi önemli çelişkilerdir. Tüm bunlar bir arada değerlendirildiğinde bordrolardaki fazla mesai tahakkuklarının sefer başına ödenen ücrete ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Her iki taraf tanıklarının birlikte değerlendirilmesinde, davacının çift şoför çalıştığı dönemde, davacının 24 saat çalıştığı, 24 saat dinlendiği, davacının dinlendiği 24 saat içinde diğer şoförün çalıştığı, yani 2 şoförün 24’er saat dönüşümlü çalıştıkları anlaşılmaktadır.
24 saat çalışma, 24 saat dinlenme sisteminin mevcudiyeti davalı vekilinin cevap dilekçesinden de sabittir.
İşçinin sadece fiilen çalıştığı süre değil, çalışmaya hazır beklediği süre de çalışma süresine dahildir.
Davacının 24 saat çalışma günü içinde 10 saat dinlenme süresi düşüldükten sonra kalan 14 saat, çalışma süresidir. Haftalık çalışma süresi 45 saati aşmasa da bir günde 11 saati aşan çalışma var ise bu aşan çalışma fazla mesaidir.
Bu nedenle davacının 24 saat çalışma /24 saat dinlenme sisteminin ugulandığı dönemde, çalıştığı her gün için 3 saat fazla mesai yaptığı kabulü ile sonuca gidilmelidir.
“Tek şoför” dönemi bakımından: Davalı tanıklarına göre bu çalışma sistemi sonradan ”tek şoför” olarak belirtilen sisteme dönüşmüştür. Davalı tanıklarının beyanlarından davacının da “tek şoför” sisteminde her çalışma gününde sabahtan akşama kadar bir süre çalıştığı, sonra sabaha kadar gelmediği, eve gittiği anlaşılmaktadır. Ancak, davalı tanıklarından biri tek şoför sistemine 2013 yılı ortalarında geçildiğini, diğeri davacının tek şoför olarak 6 ay çalıştığını belirtmiştir. Gerekirse taraf tanıkları yeniden dinlenerek davacının tek şoför olarak kaç ay/ hangi aylarda çalıştığı, nerelere deferler yaptığı, bu dönemde haftada kaç gün günde kaç saat çalıştığı netleştirilmelidir. Buna göre bu dönem için fazla mesai süresi hesaplanmalıdır. Tanıkların önceki beyanları ile veya birbirlerinin beyanları ile olan çelişkileri kendilerinden sorularak giderilmeli, tanıklıklarını etkileyecek durumlar değerlendirilmeli, tanıklıklarının sadece kendileri çalıştıkalrı için bildikleri dönem için sübut vasıtası olabileceği de gözetilmelidir.
Primli çalışmada fazla çalışma ücreti hesabı şu şekilde yapılmalıdır:
a-Ücret sadece primden oluşuyorsa:
Ücret sadece primden oluşuyorsa fazla çalışma ücreti ödenen primin saat ücretinin % 50 fazlasıyla ödenir
b-Ücret, sabit ücret ile hedefe veya kotaya bağlı primden oluşuyorsa; Hedefe veya belli bir kotanın aşılmasına bağlı prim ödemesi uygulamalarında işçinin fazla çalışma ücreti sabit ücret üzerinden saat ücretinin % 150 fazlasıyla ödenir. Başka bir anlatımla bu tür prim ödemelerinin fazla çalışma ücreti hesabına bir etkisi bulunmamaktadır.
c-Ücret, sabit ücret ile satışa, sefer sayısına (v.s) bağlı primden oluşuyorsa;
Satışa, ürün miktarına, sefer sayısına veya gidilen kilometreye göre prim ödemelerinde ise sabit ücret üzerinden % 150 zamlı saat ücretine göre hesaplama yapılarak sabit ücrete göre hak kazanılan fazla çalışma ücreti belirlenir. Ödenen prim miktarının % 50 zam kısmına göre de hesaplama yapılır ve her iki hesap yöntemi toplanarak fazla çalışma ücreti belirlenir.
Örneğin işçinin 3000 TL sabit ücret ve 1000 TL ortalama prim aldığı durumda 3000TL/225 saat x 1,5 x fazla çalışma saat sayısı = A şeklinde sabit ücrete göre hak kazanılan fazla çalışma ücreti belirlenir. Aynı dönem için ödenen primlerin fazla çalışmanın zamsız kısmını karşıladığı kabul edilerek, prim tutarı için 1000TL/225 saat x 0,5 x fazla çalışma saat sayısı = B hesabıyla prime düşen fazla çalışma ücreti belirlenir. A+B toplamı o dönem için hak kazanılan fazla çalışma ücretini belirler.
Taraf tanıkları duruşmaya yeniden celbedilerek, ücretlendirme sisteminin yukarda belirtilen türlerden hangisine uyduğu ve sefer priminin sefere göre nasıl hesaplandığı örneğin gidilen yere yola göre mi yoksa başka kritere göre mi hesaplandığı, hangi kritere göre sefer priminin parasal miktar olarak nasıl belirlendiği yani davacının neye göre nasıl ve ne kadar ücret aldığı tespit edilmelidir. Tanıkların önceki beyanları ile veya birbirlerinin beyanları ile olan çelişkileri kendilerinden sorularak giderilmeli, tanıklıklarını etkileyecek durumlar değerlendirilmeli, tanıklıklarının sadece kendileri çalıştıkalrı için bildikleri dönem için sübut vasıtası olabileceği de gözetilmelidir.
Taraflara/vekillerine ücretlendirme sistemi hakkında, bir üst paragrafta tanıklara açıklatılması belirtilen hususlar açıklatılmalıdır.
Yukarda açıklanan şekilde tespit edilecek fazla mesai süresi karşılığında davacının hak kazandığı fazla mesai ücreti, yukarda belirtilen ilkelere göre hesaplanarak neticeye gidilmelidir. Bu kapsamda bordrolardaki fazla mesai, sabit ücret gibi trahakkukların ne kapsamda değerlendirileceği de denetime elverişli şekilde ortaya konmalıdır.
Gerek çalışma günleri ve süreleri, gerek ücrete / sefer primine ilişkin olarak tarafların, dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve dosyadaki tüm diğer talep ve beyanları ile bağlı oldukları göz önüne alınmalıdır.
Tanığa göre yapılan hesaplamalardan dosya kapsamına uygun makul oranda bir indirime gidilmesi gerektiği de gözetilmelidir.
3-Ulusal bayram genel tatil ücretinin reddedilmiş olması bakımından;
Tanık beyanlarından dini bayramlarda birer gün çalışılmadığı anlaşılmaktadır.
Dini bayramlarda birer gün hariç davacının yukarda açıklanan 24 saat çalışma /24 saat dinlenme sistemine ve tek şoför sistemine göre çalıştığı günler tespit edilerek hüküm altına alınmalıdır.
Ancak, bir kısım bordrolarda ulusal bayram genel tatil tahakkukları mevcuttur. Bazı bordrolar imzalı, bazı bordrolar imzasızdır. Davalı tanığının beyanından sefere gidilince ücret alındığı intibaı doğmaktadır. Ancak, dava dilekçesinde davacının çalışmasa da alması gereken yani bir çalışma karşılığı olmayan ulusal bayram genel tatil yevmiyesinin değil, ulusal bayram genel tati günlerinde çalıştığında ödenmesi gereken ilave yevmiyenin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarda fazla mesai bahsinde belirtildiği şekilde tanıklara ve taraflara /vekillerine ulusal bayram genel tatil günlerinde nasıl ücretlendirme yapıldığı da açıklatılmalı, fazla mesai bahsinde tanık beyanlarında dikkate alınması /yerine getirilmesi gerektiği belirtilen hususlar burda da yerine getirilmelidir.
Buna göre ulusal bayram genel tatil ücreti hesaplanmalı, bordrolardaki tahakkukların nasıl değerlendirileceği denetime elverişli şekilde irdelenmelidir.
Diğer yandan, bordroda ulusal bayram genel tatil adı ile tahakkuk görünmesi, bu tahakkukun mutlaka çalışma karşılığı olan ilave tahakkuk olduğunu göstermez. Bordroda, bir ayın içindeki günler, çalışma günü, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil gibi adlarla ayrı ayrı gösterilmiş olmakla birlikte bu adlarla yapılan tahakkukların toplamı normal aylık maaş ise, işçi lehine çalışılan her bir ulusal bayram genel tatil günü için ilave 1 günlük yevmiye tahakkuku yok ise ulusal bayram genel tatil çalışması karşılığı tahakkuk ettirilmemiş demektir. Çalışılan her bir ulusal bayram genel tatil gününde çalışma karşılığı ilave 1 tam günlük yevmiyeye hak kazanmak için işçinin o gün 7,5 saati doldurması da gerekmez, o günkü çalışma 7,5 saatin altında da kalsa 1 tam günlük çalışma karşılığı ilave yevmiyeye hak kazanır. Elbette bu açıklananlar aylık sabit maaş sisteminde geçerli olup davacının ücretlendirme sistemi netlştirilerek eldeki dosyada sonuca gidilmelidir.
İmzasız bordrolardaki tahakkukların banka yolu ile tam ödenip ödenmediği de kontrol edilmelidir.
Tanığa göre yapılan hesaplamalardan dosya kapsamına uygun makul oranda bir indirime gidilmesi gerektiği de gözetilmelidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.