YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2642
KARAR NO : 2020/5051
KARAR TARİHİ : 16.11.2020
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/03/2018 tarih ve 2018/42 E- 2018/370 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 01.10.2018 tarih ve 2018/1392 E- 2018/1267 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yurt dışında araçlarına yakıt temini ve sair ihtiyaçlarının giderilmesi için davacı ile ticari ilişki kurduğunu, davalının davacıya olan borcunu ödememesi üzerine dava açıldığını, Steyr Bölge Mahkemesinde görülen dava sonucunda davalının davacıya 270.987,87 Euro borçlu olduğuna karar verildiğini ileri sürerek, Steyr Bölge Mahkemesinin 29.04.2016 tarihli ve 3 Cg 15/13 a-84 sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, taraflar arasındaki sözleşmeden doğacak tüm ihtilaflara Türk Hukukunun uygulanacağını, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, ayrıca tenfizi istenen kararın tenfiz şartlarına haiz olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, MÖHUK’un 53. maddesi uyarınca yabancı mahkeme ilamının mahkemesince onanmış örneği, onanmış tercümesi ve kesinleştiğine ilişkin yazı ile tercümesi mahkeme dosyasına ibraz edildiği, Avusturya ile Türkiye arasında ilamların tenfizine engel bir durum olmadığı, ilamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmediği, ilamda kamu düzenine açıkça aykırılık bulunmadığı ve davalının savunma hakkının kısıtlanmadığı, tanıma ve tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari satım sözleşmesinden kaynaklandığı, tarafların tacir olmasına, uyuşmazlığın da ticari işten kaynaklanmasına göre davaya bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğu, MÖHUK’un 51. maddesinde yabancı hakem kararlarının tenfizi ve tanınması davalarında asliye mahkemelerinin görevli olduğunun belirtildiği, asliye ticaret mahkemesinin de bir asliye mahkemesi olduğu, davanın genel yetkili mahkemede açıldığı, somut olaydaki talebin yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizine ilişkin bulunduğu, dosya kapsamına göre, buna ilişkin yasal düzenlemelere aykırılık bulunmadığı, Türk tenfiz hakimi kural olarak revision au fond yasağı uyarınca yabancı mahkeme kararının doğruluğunu inceleyemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar tanıma ve tenfize ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de temyiz aşamasında davalı tarafından dosyaya sunulan tercüme evrakta, davaya konu olan Avusturya Steyr Bölge Mahkemesinin kararına karşı ilgili ülke nezdinde iade-i muhakeme kanun yoluna başvurulduğu, talebin yerinde bulunarak dosyanın yeniden derdest hale geldiği ve dolayısıyla ortada tanıma ve tenfize konu olacak kesinleşmiş bir karardan söz edilemeyeceği beyan edilmekle, davalının bu itirazları ve itirazlarına dayanak belgeler incelenip gerekirse ilgili mercilerden teyit ettirilip Steyr Bölge Mahkemesinin kararının kesinleşmesi bir başka deyişle infazı kabil hale gelmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün usulen bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, karardan bir örneğin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.