Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/17362 E. 2012/26171 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17362
KARAR NO : 2012/26171
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … yönünden kabulüne diğer davalı hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmasız davalı … avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı …’dan satın aldığı ve diğer davalı …t Turizim Nakliyat Gıda San ve Tic. Ltd. Şti nin yapmış olduğu dairenin izalasyonunun iyi yapılmaması nedeniyle kullanıldıktan bir süre sonra, duvar ve tavanda rutubetlenme ve nem olduğunu, ortak kullanım alanı olan garajdada tavandan su akması, duvarların nemlenip yeşillenmesi gibi sorunlar yaşandığını, bu durumun inşaat yapım hatası sayıldığını, rutubetlenmenin giderilip kesin çözüme gidilebilmesi için bina çevresinin komple açılarak drenaj ve yalıtımın fen ve sanat kaidelerine uygun olarak yeniden yapılması gerektiğini ve daire başı 5.534,20 TL maliyet çıktığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL tazminatın satış tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, …’ın şirketin ortağı olduğunu ve şahsi sorumluluğu olmadığını, şirketlerince inşaa edilen dairede gizli ayıp olmayıp, süresinde yapılmış ayıp ihbarıda bulunmadığını, mantolama işinin projede olmadığını savunarak davanın reddini dilediler.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak ve davalı şirket ile davacı arasında sözleşme bulunmayıp, davalı şirketin davada husumeti olmadığı gerekçesi ile davanın …. Şirketi yönünden pasif dava ehliyeti yönünden reddine, davanın … yönünden kabulü ile 4.686,18 TL tazminatın 1.000 TL sine 19.07.2010, 3.686,18 TL ‘sine 07.02.2012 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek davalı …’dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. 4077 sayılı yasanın 4. maddesinde ise imalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına veya 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur demektedir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı şirket hakkında dava açarken 4077 sayılı yasanın 4. maddesi kapsamında imalatçının sorumluluğuna ilişkin hükümlere dayanmıştır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Davalı şirket hakkındaki davanın Tüketici Mahkemesinde diğer davalı-satıcı hakkındaki davanın da ona teban aynı mahkemede görülmesi gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri
sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararıyla davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.