Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/4372 E. 2012/44579 K. 31.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4372
KARAR NO : 2012/44579
KARAR TARİHİ : 31.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık … hakkında Haluk’a karşı işlediği kabul edilen hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türlerine göre söz konusu hükümlerin 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanık … ve sanık …’in temyiz istemlerinin aynı kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık … hakkında katılan …’a karşı işlediği kabul edilen hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Belediye otobüsü içinde yaşanan tartışma sırasında söylendiği belirtilen hakaret sözlerinin, fiilin gerçekleştiği koşullar itibariyle belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olması nedeniyle tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine, hakaret suçunun katılan …’dan kaynaklan haksız bir fiile tepki olarak işlendiğine dair ya da katılan … ile sanığın karşılıklı hakaret ettiklerine dair herhangi bir iddia veya delilin bulunmaması nedeniyle de tebliğnamedeki (3) nolu bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre uygulamaya ilişkin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230. ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7.maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

2- Sanığın, katılan …’a hakaret etmediğini savunması, olayın toplu taşıma aracı içinde meydana gelmiş olması karşısında, otobüs şoförü veya yolculardan tartışmayı görüp olay hakkında bilgisi olabilecek kişilerin bulunup bulunmadığı araştırılmadan ve hiçbir tanık dinlenmeden, sanığın yüklenen hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu tartışılmadan, sadece katılan ve eşi …’un beyanlarına dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Kabule göre de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda katılan …’ın tazminat istemi bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen hakaret suçundan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenemediği, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “suç nedeni ile katılanın uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi durumunun gerçekleşmediği ve koşullarının oluşmadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.