YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7926
KARAR NO : 2020/19087
KARAR TARİHİ : 17.12.2020
MAHKEMESİ : İstanbul 27. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞKOLU TESPİTİNE İTİRAZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de; davanın niteliği gereğince kanunda ivedi şekilde sonuçlandırılması öngörüldüğünden duruşma isteminin reddine, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın, 2019/15 nolu işkolu tespit kararıyla diğer davalı …Ş. unvanlı işyerinde yürütülen işlerin niteliği itibariyle İşkolları Yönetmeliğinin 15 sıra numaralı “Taşımacılık” işkoluna girdiğine karar verildiğini, söz konusu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili sendikanın özel güvenlik görevlileri için başvurduğu halde bütün işçilerin çalışma sistemi ve yaptıkları işler incelenmek suretiyle genel bir değerlendirme yapıldığını, özel güvenlik görevlilerinin, koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştırılamayacağı, greve katılamayacağı ve lokavt dolayısıyla işten uzaklaştırılamayacağı hususundaki düzenlemeler değerlendirilmeksizin yapılan işkolu tespitinin davalı işyerinde çalışmakta olan özel güvenlik görevlilerinin sendikal haklarının engellenmesine sebebiyet verdiğini, davalı şirketin sadece bir işletmeci olup taşımacılık faaliyetinde bulunan diğer firmaları bir araya getirdiğini, havaalanının güvenliğinin sağlanmasının başlı başına asıl iş olup eğer yardımcı iş olsaydı güvenlik hizmetleri yapılmadığı anda taşımacılık faaliyetlerinin devam etmesi gerektiğini, fakat güvenlik işi yapılmadığı zaman havaalanının iş göremez hale geleceğini, DHMİ Genel Müdürlüğü Ana Statüsü’nün 4. maddesi ile Havaalanlarında Alınacak Tertip ve Tedbirleri Yönetmeliğinin 1. maddesi gereği havaalanlarında güvenlik hizmetinin aşıl işlerden olduğunu ileri sürerek Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılan ve 22.03.2019 tarih ve 30722 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/15 sayılı işkolu tespit kararının iptaline, davaya konu işyerindeki işkolunun 19 nolu “Savunma ve Güvenlik” işkolu olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri kapsamında işkolu tespitine itiraza ilişkindir.
Türk toplu iş hukukundaki normatif düzenlemelerde işkolu kavramı önemli bir yer tutmaktadır. 6356 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesine göre, sendikalar kuruldukları işkolunda faaliyette bulunurlar.
6356 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, işkolları, Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır. Yine aynı maddede, bir işkoluna giren işlerin neler olacağının, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak, yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
İşkolu kavramı sendikaların faaliyet alanlarını belirleyen temel bir öğedir. Birbirine benzer işler bir hukuki kalıp altında toplu iş hukukuna sunulmaktadır.
İşkolu tespitinde birim olarak işyerinin esas alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2 nci maddesinin gerekçesinde, işyeri, teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olarak belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında “işyerine bağlı yerler” ile “eklentiler” ve “araçların” bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması halinde bunların tek işyeri mi yoksa birbirinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda “amaçta birlik”, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile “yönetimde birlik”, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir.
İşkolunun belirlenmesi konusunu düzenleyen 6356 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine göre, işkolu tespiti Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yapılacaktır. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yapılan tespit ile ilgili kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasını müteakip, bu tespite karşı ilgililer, onbeş gün içinde dava açabilir. Belirtilen süre hak düşürücüdür.
Madde metninde ifade edilen “ilgililer” sözcüğü kanunda tanımlanmadığı gibi davanın kimin aleyhine açılacağı da belirlenmemiştir.
İşkolu tespitine itiraz davalarının niteliği ve dava sonucunda verilecek kararın mahiyeti dikkate alındığında, “ilgililer” ifadesinden öncelikle anlaşılması gerekenin, işveren ile işkolu tespit kararı kapsamı dışında kalan, ancak tespit konusu işyerinin, kendi kurulu bulunduğu işkolunda yer aldığını iddia eden sendikalar olduğu kabul edilmelidir. Nitekim, bu dava sonucunda verilecek karar ile bir işyerinin, hangi sendikaların faaliyet alanı kapsamında yer alacağı tespit edilecektir. Bu bağlamda ifade etmek gerekir ki, işkolu tespitine itiraz davasının, Bakanlık yanında işveren ile dava sonucunda verilecek karardan etkilenecek olan sendikalara da yöneltilmesi gerekmektedir. Bu noktada Bakanlık tarafından tespit edilen işkolunda kurulu sendikaların da, davada taraf olarak yer alması gerektiği ifade edilmelidir.
İnceleme konusu davada, … tarafından 22/03/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre “TAV İstanbul Terminal İşletmeciliği A.Ş. tarafından Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali Yeşilköy/İSTANBUL adresindeki 1127389.034 SGK sicil no’lu işyerinde Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğü ile yapılan kira sözleşmesi kapsamında hava limanı işletilmesinin yürütüldüğü, hava limanı işletilmesinin esas işlevinin hava yolu taşımacılığını desteklemek olduğu, işçilerin de hava limanı işletilmesine özgü olan teknikerlik, bakım onarım, idari işler, köprü hizmetleri, otopark, güvenlik, kule hizmetleri, danışma hizmetleri, kontuar hizmetleri, bagaj hizmetleri gibi hava limanı işletilmesine özgü işlerde çalıştıkları, bu nedenle yapılan işlerin İşkolları Yönetmeliğinin 15 sıra numaralı “Taşımacılık” işkolunda yer aldığı” tespit edilmiştir.
Somut olayda dava, sadece … ile işverene yöneltilmiş, mahkemece de tespit kararından etkilenecek sendikalara davanın yöneltilmesi sağlanmamıştır.
Yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, işkolu tespitine itiraz davasının, dava sonucunda verilecek karardan etkilenecek olan sendikalara da yöneltilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece, davacının, Bakanlık tarafından dava konusu işyerinin girdiği işkolu olarak tespit edilen “Taşımacılık” işkolunda kurulu sendikalara davayı yöneltmesinin sağlanması ve bundan sonra işin esasının incelenmesi gerekmektedir.
Anılan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme sonucunda ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan ilk derece mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, bozma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/12/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.