Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/12063 E. 2020/16657 K. 18.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12063
KARAR NO : 2020/16657
KARAR TARİHİ : 18.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, özel hayatın gizliliğini ihlal,
hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar Burçin ve Barış hakkında katılanlar Hasan ve Merve’ye yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, sanık … hakkında katılan …’yı kasten yaralama ve katılanlar Ali Rıza, Hasan ve Merve’ye yönelik tehdit suçlarından verilen beraat kararları ile sanık … hakkında hakaret suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında, katılan …’ye yönelik eylemi nedeniyle beraat kararı verilmiş ise de, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için sanığın üzerine atılı tüm suçlardan beraat etmesi gerektiği, sanık hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararı verilmiş olması karşısında beraat ettiği suç yönünden vekalet ücretine hak kazanamayacağı, mahkemece bu suç yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanıklar Ali Rıza ve Barış müdafiileri ile katılanlar Hasan ve Merve vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,

2) Sanık … hakkında katılan …’ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın, katılanı TCK’nin 6/1-f. 4 maddesine göre silahtan sayılan çiçek saksısıyla yaraladığının dosyada mevcut 10.03.2015 tarihli “CD Çözüm Tutanağı”, katılan ve tanık beyanları ile doğrulanması karşında, sanığın eylemi neticesinde meydana gelen kırığın bu saksıyla oluşturulmadığından bahisle sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
b) Sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına karar verilmemiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile bazı kısımların iptal edilmesi hususu da dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.