YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12997
KARAR NO : 2020/16567
KARAR TARİHİ : 17.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan sanıklar … ve … hakkında Eşme Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2012 tarih 2010/94 Esas, 2012/19 Karar sayılı ilamıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanıkların denetim süresi içinde Eşme Asliye Mahkemesinin 10.09.2015 tarihli 2015/20 Esas 2015/300 Karar sayılı ilamıyla suç işlediği anlaşılmakla hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilen ilamın takdir ve ifası için mahkemesine ihbar bulunulmasına karar verildiği ancak katılan sanık … hakkında hükmün açıklanması geri bırakılan hüküm yönünden ihbar yapıldığına dair dosya kapsamında bir belge olmadığından ve sanığa ilişkin hükmün tamamı açıklandığından tebliğnamenin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Kasten yaralama suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanması sırasında; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararları gereğince, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Mağdurun yaralanmasına ilişkin Uşak Devlet Hastanesinin 05.03.2010 tarihli raporunda ”…burun kısmında 2 cm.’lik sütüre kesi, nazal kemikte fraktür, basit tıbbi
müdahale ile giderilemez, kırığın vücut fonksiyonlarına etkisi 1. derece, yüzde sabit iz yönünden 6 ay sonra kontrolü uygundur.” belirtildiği ancak meydana gelen yaralanmanın niteliği ile yüzde sabit iz yönünden rapor alınmadığı anlaşılmakla, mağdurun, tüm tedavi evrakları, film ve grafileri, geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın adli tıp kurumu ilgili şube müdürlüğüne sevki sağlanarak, yüz bölgesinde meydana gelen yaralanmanın niteliğine ilişkin rapor temininden sonra sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 17.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.